YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/65683
KARAR NO : 2013/9197
KARAR TARİHİ : 20.05.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Bankanın aracı kılınması suretiyle dolandırıcılık, Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, işlerinin kötüye gidip sicilinin bozulması nedeniyle bu kez eşi … adına ayakkabıcı dükkanı açtığı ve bu işyerini fiilen kendisinin çalıştırdığı, eşi adına Akbank …..Şubesinde çek hesabı açtırdığı ve çek koçanı aldığı, sanığın, katılana eşi adına olan; fakat kendisinin imzaladığı 31/01/2008 keşide tarihli 6.560 TL bedelli çeki verdiği, çekin bankaya ibraz edilmesine rağmen, banka tarafından hesabın müsait olmaması nedeniyle ödeme yapılmadığı, daha sonra eşi adına imza attığının öğrenildiği, böylece sanığın, eşi adına çeki imzalayarak resmi belgede sahtecilik, bu şekilde haksız menfaat temin ederek nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanığın, eşinin sözlü rızasıyla çeki imzaladığı, çekin sanığın eşi adına olduğunun katılan tarafından bilindiği,
buna rağmen çekin katılan tarafından kabul edildiği, sanığın aleyhine başlatılan icra takibine itiraz etmeyerek borcunu kabul ettiği, ekonomik sıkıntılar nedeniyle ödeme yapamadığını belirttiği, bu şekilde sanığın suç işleme kastıyla hareket etmediği ve suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçelerine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 20/05/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.