Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/24522 E. 2013/8570 K. 09.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/24522
KARAR NO : 2013/8570
KARAR TARİHİ : 09.05.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, çocuğunu tedavi ettirmek için hastahaneye gelen müştekinin yanına gelip kendini … olarak tanıtıp sohbet etmeye başladığı, müştekiye hastahanede tanıdığı doktor bulunduğu ve yardımcı olacağı izlenimini verdiği, telefonla görüşüp … isimli bayan doktordan randevu alır gibi yaptığı, akabinde doktordan randevu aldığını ancak çocuğu ile birlikte muayeneye gidebilmesi için üzerinde bulunan altın ve madeni eşyaları çıkartmasını zira girişten bu şekilde geçemeyeceğini ayrıca bunları doktorun görmemesi gerektiğini söyleyip müştekiyi ikna ederek üzerinde bulunan bilezik ve küpeleri çıkarttırıp çantaya koymasını sağladığı, daha sonra çocuğa ve çantaya bakacağını belirtip müştekiye doktorla görüşmeye gitmesini söylediği, müştekinin hastahaneye girdiğinde kendisini karşılayan birisinin olmaması üzerine cep telefonundan sanığın verdiği telefonu aradığı, kapalı olduğunu görmesi üzerine tekrar oğlu ile çantası ve sanığın bulunduğu yere geldiği, ancak sanığın çocuğu bırakıp çanta ile birlikte hastahaneden gittiğini tespit olayda, mahkemenin dolandırıcılık suçunun oluştuğuna ilişkin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 09.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.