YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/16929
KARAR NO : 2021/7738
KARAR TARİHİ : 27.10.2021
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : Malatya 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın görev yönünden reddine dair verilen hükme karşı davacı asıl tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davacı tarafın istinaf talebinin kamu düzeni yönünden kabulüne, Malatya 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/350 Esas, 2019/249 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK’nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca esas yönünden hüküm kurulması yoluna gidilmek suretiyle; davanın yargı yolu nedeniyle usulden reddine dair verilen kararın süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı; yurt dışında bulunduğu dönemde nüfus cüzdanının ele geçirilerek bilgisi dışında adına iki tane paravan şirket açıldığını, birçok kişinin bu şirketlerce karşılıksız çek ile mağdur edildiğini, davalılar tarafından bu şirketler adına kanunsuz vergi mükellefi kaydı ve vergi tahakkuku yapıldığını, davalıların eylemleri nedeniyle bir süre ceza evinde kaldığını, ceza yargılaması sonunda beraat ettiğini, idare mahkemesinde vergi tahakkuk işlemlerinin iptal edildiğini, davalıların haksız eylemi nedeniyle mağdur olduğunu belirterek 142.700 TL maddi ve 850.000 TL manevi tazimatın davalılardan tahsilini istemiştir.
Davalılar vekili davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince, davacının, davalı … dairelerinin yapmış olduğu işlemler neticesinde mağduriyet yaşadığı, haksız tutuklama sonucunda zarara uğradığı, kamu görevlisi sıfatını taşıyan görevlilerin görevini gereği gibi yerine getirmediğini ileri sürerek maddi ve manevi tazminat talebinde bulunduğu, bu nedenle davanın idari yargı yerinde ve idareye karşı açılması gerektiği, davalıların birer kamu tüzel kişisi olduğu, kamusal kurallar çerçevesinde faaliyet gösteren kurumların eylem ve işlemlerinin de kamusal nitelikte olduğu, kamu hizmeti kavramı çerçevesinde olduğu, kamu hizmetinin görülmesi sırasında ve hizmet kusurundan doğan zararların gideriminde idari yargının görevli olduğu gerekçesiyle davacının davasına bakma görevi İdari Yargı’nın görev alanına girmesi nedeni ile açılan davanın görev yönünden reddine karar verilmiş; karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davanın yargı yolu bakımından reddine karar verilmesinin isabetli olduğu ancak kamu düzeni yönünden yapılan incelemede; ilk derece mahkemesince, idare mahkemelerinin görevli olması nedeniyle davanın usulden reddine karar verildiğine göre, harç, yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden de hüküm kurulması gerekirken bu yönde hüküm kurulmamasının hatalı olduğu, ancak, yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin hususlar kamu düzenini ilgilendirmediğinden ve bu konuda herhangi bir istinaf sebebi ileri sürülmediğinden yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden herhangi bir değerlendirme yapılmadığı, buna karşın yargı harçları kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemece başvuru ve karar ilam harcı yönünden hüküm kurulmamasının isabetsiz olduğu gerekçesiyle davacı tarafın istinaf talebinin kamu düzeni yönünden kabulüne, Malatya 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/350 Esas, 2019/249 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK’nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca esas yönünden hüküm kurulması yoluna gidilmek suretiyle; davacının davasına bakma görevi idari yargı’nın görev alanına girmesi nedeni ile açılan davanın HMK 114/1-b ve 115/2 maddesi uyarınca yargı yolu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle HMK 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş olmasına, dava şartları, delillerin toplanması ve hukukun uygulanması bakımından da hükmün bozulmasını gerektirir bir neden bulunmamasına göre davalılar vekilinin yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün HMK’nun 370/1. maddesi gereğince ONANMASINA, HMK’nun 373. maddesi uyarınca dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine, 492 Sayılı Harçlar Yasasının 13/J maddesi uyarınca davalılardan harç alınmamasına 27/10/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.