Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/18651 E. 2013/11259 K. 17.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/18651
KARAR NO : 2013/11259
KARAR TARİHİ : 17.06.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli Dolandırıcılık, Özel Belgede Sahtecilik
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanıklardan …’ın Darıca Farabi Devlet Hastanesinde kadrolu göz hastalıkları uzmanı olarak tam gün kadrolu çalıştığı, emeklilik süresi yakın olduğundan emekli olmak için başvuruda bulunduğu ve izne ayrıldığı, izinli olduğu sürede Central Hospital hastanesinde gayri resmi olarak çalıştığı, sanık …’ın da göz doktoru olup aynı özel hastanede kadrolu olarak çalıştığının SGK’ya bildirilmiş olduğu, sanık …’in aynı hastanenin başhekimi, sanık …’in de hastane müdürü oldukları, aynı tarihte aynı hastanede başka bir göz doktoru da görevli olup hasta muayene ettiği, 14.12.2006-20.01.2007 tarihleri arasında sanık göz doktoru …’ın sosyal güvenlik kurumuna bağlı 18 hastayı muayene ettiği, bu hastalara dosyada incelenen 32 adet reçete
ve tanı belgesini izinde olan doktor … …’ın kaşesi altında imzalayarak tanzim ettiği, hastalarca bu reçete ve belgelere istinaden eczane ve gözlük satan iş yerlerinden ilaç ve gözlüklerin alındığı, ilgili firmalarca reçete bedellerinin devlet tarafından karşılanan yüzdesinin alınmasına yönelik olarak Sosyal Güvenlik Kurumuna gönderildiği ve Sosyal Güvenlik Kurumunca ilgili özel şahıslara ödeme yapıldığı, bilahare doktor sanık …’ın emekli olmaktan vazgeçerek devlet hastanesindeki görevine döndüğü, bir hastane çalışanının şikayeti üzerine olayın ortaya çıktığı olayda; tüm sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden yapılan muayene ve verilen reçetelerin içeriğinde bir sahteciliğin bulunmadığı, gerçek muayaneye uygun reçetelerin tanzim edilerek verildiği, yapılan muayene, uygulanan tedavi ve verilen reçetelerde esasen gerçeğe aykırılık olmadığı, bu reçetelerin ödenmesi nedeniyle suçun unsurları oluşmadığından, sanıklar … ve … hakkında özel belgede sahtecilik suçu yönünden suça katıldıklarına ve onların bilgisi ve rızası dahilinde belirtilen eylemlerin yapıldığına dair mahkumiyetlerine yeterli delil elde edilemediği gerekçeleriyle beraatlerine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 17/06/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.