YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/25573
KARAR NO : 2013/8716
KARAR TARİHİ : 13.05.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu Görevlileriyle İlişkisi Olduğundan ve Onlar Nezdinde Hatırı Sayıldığından Bahisle Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılanın bir hastanede sanıkla tanışarak uzun süre arkadaşlık yaptığı, sanığın kendisinin … Büyükşehir Belediyesi’nde çalıştığını, …’ı tanıdığını, isterse kendisini de belediyede işe alınmasını sağlayabileceğini söylediği, katılanın buna inandığı ve fotoğraf, nüfus cüzdanı fotokopisi, ikametgah, adli sicil kaydı ve diğer belgeleri sanığa verdiği, sanığın masraf altında katılandan değişik zamanlarda ve farklı miktarlarda toplam 1.200 TL para istediği, aradan geçen sürede işe alınmanın gerçekleşmeyerek sanığın katılanı sürekli oyaladığı, katılanın belediyede yaptığı araştırmada ,sanığın burada çalışmadığını, 2002 yılında işten çıktığını öğrendiği, böylece sanığın nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda,
1-Katılan’ın ilk dilekçesinde, sanığın kendisini Çukurova TV sahibi …’ın arkadaşı olduğunu belirttiği, bundan sonraki ifadelerinde ise, bu kişiden veya Belediye Başkanı olduğu söylenen babasından bahsetmediği, sanığın, Belediye Başkanı Aytaç Durak’ı tanıdığını belirten bir ifadesi bulunmadığı gibi bu yönde bir iddia da bulunmadığı, sadece bu kişinin oğlu olduğu belirtilen …’ın arkadaşı olduğunu söyleyerek haksız menfaat temin edilmesinin tek başına TCK’nın 158/2 maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceği, adı geçen bu kişi ile belediye Başkanı arasında bir bağlantı kurulduğuna dair delil bulunmadığı, … isimli kişinin de tek başına kamu görevlisi sıfatının bulunmadığı, bu kişinin kamu görevlisi olmadığını katılanın tarafından da bilindiği, 5237 sayılı TCK’nın 158.maddesinin 2.fıkrasındaki nitelikli dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için failin, ismen söylemese bile kimden söz edildiğini karşı tarafın anlayacağı şekilde makamı, rütbesi, ünvanı ve lakabını söylediği kamu görevlilerini tanıdığını, hatırının sayıldığını, işini yaptıracağını söyleyerek mağduru kandırması gerektiği, somut olayda ise; sanığın, belli bir kamu görevlisi yanında hatırı sayıldığından ve ilişkisi olduğundan bahsetmeksizin, özellikle kendisinin belediyede çalıştığına vurgu yaparak, katılana iş bulma karşılığında ondan menfaat temin etmesi şeklindeki eyleminin, 5237 Sayılı TCK.nın 157.maddesinde yer alan basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, aynı kanunun 158/2.maddesi gereğince hüküm tesis edilmek suretiyle sanığa fazla ceza tayini,
2-Kabule göre de, sanığın 5237 sayılı TCK’nın 43/1.maddesi kapsamında, aynı suç işleme kararıyla kanunun aynı hükmünün birden fazla ihlal ederek, değişik zamanlarda birden fazla kez haksız menfaat temin etmiş olması karşısında, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmayarak eksik ceza tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.