YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/10119
KARAR NO : 2021/16988
KARAR TARİHİ : 30.12.2021
… adına Av. … ile …. Day. Tük. Mal. Paz. Gıda İnş. Tur. San ve Tic. Ltd. Şti. temsilcisi … adına tasfiye memurları … adına Av. … ve … adına Av. … arasındaki dava hakkında … Asliye Hukuk (İş) Mahkemesince verilen 17.12.2013 gün 2007/454 E, 2013/599 K. sayılı hükmün, Dairemizin 16.06.2015 gün, 2015/8920 E. , 2015/11932 K. sayılı ilamı ile BOZULMASINA karar verilmiştir. Bozma sonrası, Mahkemenin verdiği 25.02.2021 gün ve 2015/141 esas, 2021/87 sayılı karar ile bozma ilamına kısmen uyulduğu, kusur raporları arasındaki çelişkilerin giderilmesi hususunda ise direndiği anlaşılmış olmakla ve direnme üzerine yapılacak işlemlerin neler olduğu 6100 sayılı HMK’nın 373’ncü maddesinin (5). fıkrasında; “İlk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesi kararında direnirse, bu kararın temyiz edilmesi durumunda inceleme, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca yapılır. (6) fıkrasında da; “(6) Hukuk Genel Kurulunun verdiği karara uymak zorunludur.” şeklinde ifade edilmiş olmakla birlikte 5 Temmuz 2012 gün ve 28344 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava Ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanunun 40. Maddesi ile 5521 sayılı Kanuna eklenen Geçici 2’nci maddedeki;“ Bölge adliye mahkemelerinin, 5235 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesi uyarınca Resmî Gazete’de ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar, Yargıtayın bozma kararlarına karşı verilen direnme kararının temyizi halinde dava dosyası, önce kararı veren daireye gönderilir. Direnme kararları daireler tarafından öncelikle incelenir. Kararı veren daire, direnmeyi yerinde görürse kararı düzeltir; yerinde görmezse talebi on gün içinde Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna iletir.” şeklindeki düzenleme karşısında, direnme kararının süresi içinde temyizen incelenmesi davacı avukatınca talep edilmesi üzerine Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Dairemizin 16.06.2015 günlü ilamıyla, kusur raporları arasındaki çelişkinin giderilmediğinden ve dava dışı kooperatif ile davalı şirket arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinin araştırılmadığından bahisle, Mahkeme hükmü bozulmuş ise de; dava dosyası içerisinde bilgi ve belgelerden ve dosya kapsamından yapılan kusur raporları arasındaki çelişkinin giderildiği ve yanılgıya dayalı Dairemizin 16.06.2015 gün, 2015/8920 E., 2015/11932 K. sayılı ilamının kusur raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi yönünden ortadan kaldırılması gerektiği anlaşılmıştır.
Mahkemenin davanın esasıyla ilgili kabulünde bir isabetsizlik bulunmamakta ise de, davalıya tasfiye memuru atandığı anlaşılmakla davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: 1-Mahkemece verilen kısmen direnme hükmünün açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğu anlaşıldığından, Dairemizin Mahkemenin anılan kararının bozulmasına ilişkin 16.06.2015 gün, 2015/8920 E., 2015/11932 K. sayılı ilamının kusur raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi yönünden ortadan kaldırılmasına,
2-Hükmün 5. fıkrasının silinerek hükümden çıkarılmasına ve kararın bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 30.12.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.