YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5533
KARAR NO : 2021/6302
KARAR TARİHİ : 06.10.2021
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti’nce başvurunun kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen 07/12/2017 tarih 2017/İHK-4911 sayılı itirazın reddine dair verilen kararın süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu davalı nezdinde … poliçesi olan aracın yaptığı tek taraflı kazada müvekkilinin yaralanarak malul kaldığını belirterek belirsiz alacak olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 15.001,00 TL sürekli işgöremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; talep artırma dilekçesi ile talebini 112.072,01 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; başvurunun kısmen kabulü ile 89.657,61 TL’nin 30/06/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, anılan karara karşı davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının reddine karar verilmiş, karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Diğer temyiz itirazlarına gelince:
Dava, trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda 6098 sayılı TBK’nun 51. (818 sayılı BK’nun 43.) maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Hakim tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda değilse de, bunun dahi gerekçesini kararında tartışması ve nedenlerini göstermesi gerekir.
Somut olayda, davacı yolcu konumundadır. Soruşturma dosyasındaki ifade tutanaklarına göre davacı ile davalı tarafından sigortalı bulunan araç sürücüsünün arkadaş oldukları, bir işyerinde birlikte yemek yedikleri ve her ikisinin de alkol aldığı, daha sonra eve dönüş yolunda birlikte seyahat ederken kazanın meydana geldiği anlaşılmaktadır. Davalı vekili cevap dilekçesinde; olayda hatır taşıması olduğunu belirtmiştir. İtiraz Hakem Heyetince, dosyada hatır taşımasına dair delil olmadığı gerekçesiyle olayda hatır taşıması bulunmadığı yönünde hatalı şekilde değerlendirme yapılmıştır. O halde, olayda hatır taşıması bulunduğunun kabulü ile tazminattan %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
3-Uyuşmazlık Hakem Heyetince, hesaplanan tazminat üzerinden davacının alkollü arkadaşının kullandığı araca binmesi nedeniyle % 20 oranında indirim uygulanmış, davacının emniyet kemerinin takılı olmadığı hususu davalı tarafça ispat edilemediği gerekçesiyle, davalının bu yöndeki itirazı reddedilmiştir.
6098 sayılı TBK’nın 51. maddesinde, hakimin, tazminatın türü ve kapsamının derecesini, durum ve mevkiinin gereğine ve hatanın ağırlığına göre belirleyeceği belirtilmiş; Aynı Kanunun 52. maddesinde (BK 44. mad.) ise; zarar gören taraf, zarara razı olduğu veya kendisinin eylemi zararın doğmasına ya da zararın artmasına yardım ettiği ve zararı yapan kişinin durum ve mevkiini ağırlaştırdığı takdirde hakimin, zarar ve ziyan tutarını indirebileceği veya zarar ve ziyanı hüküm altına almaktan vazgeçebileceği, açıklanmıştır.
Dosya kapsamında, trafik kazası tespit tutanağının incelenmesinde davacının emniyet kemerinin takılı olmadığı hususunun tespit edildiği, yine davacının sürücü ile birlikte alkol aldığı, araç sürücüsünün alkollü olduğunu bildiği halde bu araca kendi isteğiyle bindiği, bu vesileyle kendi yaralanması ile neticelenen kazada etken olduğu anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, davacının alkollü araç sürücüsünün aracına bilerek binmesi ve emniyet kemerinin de kaza anında takılı olmadığı anlaşılmakla birden fazla müterafik kusur indirimi sebebinde tek bir indirim oranı uygulanacak olması da gözetilerek müterafik kusur konusunda %20 oranında bir indirim yapılması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Kararın bu nedenle de bozulması gerekir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 06/10/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.