Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/5421 E. 2021/6554 K. 12.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5421
KARAR NO : 2021/6554
KARAR TARİHİ : 12.10.2021

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tahkime ilişkin tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; İtiraz Hakem Heyeti tarafından davalı vekilinin itirazının kabulüne dair verilen kararın davalı vekili tarafından süresi içinde temyizi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü,
-K A R A R-
Davacı vekili; 25/06/2017 tarihinde, müvekkilinin, yolcu olduğu araçta meydana gelen trafik kazasında davacının maluliyetinin oluştuğunu bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.100,00TL tazminatın sigorta şirketine başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Bilirkişi raporu doğrultusunda dava değerini 70.345,00TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili; davanın reddini savunmuştur.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulü ile 70.345,00TL maddi tazminatın 19/03/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı şirketten alınarak başvurana ödenmesine karar verilmiş hükme karşı davalı vekili itiraz yoluna başvurmuştur. İtiraz Hakem Heyetince davalının İtirazının kabulü ile UHH kararının kaldırılmasına, başvuru sahibinin talebinin kısmen kabulü ile 38.335,00TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 8.824,00TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 47.159,00TL maddi tazminatın 19/03/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmştir.
1- Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, Sigorta İtiraz Hakem Heyeti kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; 5684 sayılı Kanun’un 30/12. maddesi gereği, İHH dosyanın kendisine intikalinden itibaren 2 ay içinde kararını vermek zorunda ise de, bu sürenin tarafların muvafakati ile uzatılmasına yasal bir engel bulunmadığı; ancak, davalının itiraz ettiği maluliyet raporundaki eksikliğin tamamlanmasına ilişkin usuli işlemlerin yapılmasına muvafakat vermeyişinin TMK madde 2’deki iyiniyet kurallarına uygun düşmeyecek ve korunmayacak olmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava trafik kazasından kaynaklı cismani zarar dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir.
Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde sözkonusu olan müterafik kusur, Borçlar Kanunu’nun 52. maddesinde düzenlenmiştir. Mağdurun kusurunun, zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması sözkonusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılması da gerekebilecektir.
Koruyucu tertibatlar bakımından yollama yapılan Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 150/2-b maddesinde “M1 sınıfı otomobillerin… bütün koltuklarında bu Yönetmeliğin ekinde yer alan (1) sayılı cetvelde yer alan emniyet kemerinin bulundurulması ve kullanılması zorunludur” düzenlemesine ve aynı yönetmeliğin 150/3. maddesinde “bu Yönetmelik hükümlerine göre 1995 yılı itibariyle ülkemizde imali yapılan veya yurt dışından ithaline izin verilen M1 sınıfı araçların arka koltuklarında emniyet kemeri bulundurulması ve kullanılması mecburidir” düzenlemesine yer verilmiştir.
Davalı taraf, tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini savunmuştur. İtiraz Hakem Heyetince davacının müterafik kusurlu olduğuna dair delil bulunmadığından davalı yanın itirazı reddedilmiştir.Dosya kapsamına göre 2010 model Sedan tip otomobil içinde 6 yolcu olduğu davacı dahil beş yolcunun aracın arka koltuğunda seyahat ettiği bu durumda davacının arka koltukta emniyet kemerinin takılı olmadığı ve kendisinde meydana gelen yaralanmanın artmasına sebep olduğu anlaşılmaktadır.
Açıklanan vakıalar karşısında, davacı lehine hükmedilecek maddi tazminattan 818 sayılı BK’nun 43. maddesi gereği (6098 sayılı TBK md. 51.) hakkaniyete uygun bir indirim (Dairemiz yerleşik uygulamalarına göre indirim oranı % 20) yapılması gerekirken, eksik incelemeyle hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
3-Somut olayda, Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetince; 47.159,00TL tazminatın davalıdan tahsiline ve kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına tam ve nispi olarak 5.537,49TL vekalet ücretine hükmedilmiştir.
5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu 30/17 md. ve 19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 6. maddesi ile Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16. maddesinin 13. fıkrasına “(13) (Ek:RG-19/1/2016-29598) tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.” hükmü eklenmiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararda davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti için Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16.13 maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT’nin 17. maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i ancak hesaplanan miktarın maktu ücretin altında kalması halinde maktu ücrete hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) ve (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 12/10/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.