YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/286
KARAR NO : 2021/10456
KARAR TARİHİ : 15.12.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkil kurumdan aylık almakta olan davalıya Sosyal Sigortalar Kurumunca 15/06/2008 tarihinden itibaren 2330 sayılı Kanun kapsamında %25 artırımlı aylık bağlandığının tespit edildiğini, 01/07/2008 tarihinden itibaren aylıkların kesildiğini, davalıya yersiz olarak ödenen tutarın yasal faizi ile birlikte belirlenen toplam tutarı olan 9.502,96 TL üzerinden tahsili için Siirt İcra Müdürlüğünün 2013/916 esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu tarafından bu takibe haksız bir şekilde itiraz edildiğini belirterek kötü niyetli ve haksız itirazın iptaline ve alacağın %20’si oranında icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; haksız ve mesnetsiz davanın reddi ile alacaklı tarafın açıkça kötü niyetli olması nedeniyle dava konusu alacağın en az % 20’si oranında lehlerine tazminata karar verilmesi gerektiğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, alınan bilirkişi raporu ve dosya kapsamına dayanılarak, davalıya 5510 sayılı Kanun’un uygulanması olanağının olmadığı, 5434 sayılı Kanunun uygulanması gerektiğini ve bu Kanun uyarınca da davalıya yapılan ödemeler nedeniyle geriye dönük borç tahakkuk ettirilmesinin yasal dayanağının bulunmadığının kabulü ile davanın reddine Siirt İcra Müdürlüğünün 2013/916 esas sayılı takip dosyasında takibin iptaline, davalı lehine asıl alacak üzerinden %20 oranında 6.618,374 TL kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1)Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2)Dava, yersiz ödenen ödemelerin tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
İcra İflas Kanunu’nun (İİK) 67/2. maddesi; “Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.” hükmünü içermekte olup, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklının diğer tarafın talebi üzerine tazminata mahkum edileceği belirtilmiştir.
Dosya kapsamından, davalıya önce geçici köy koruculuğu görevini yaparken 4.10.1994 tarihinde şehit olan yakını nedeniyle 5434 sayılı Kanun’un 72. maddesi uyarınca 15.06.2008 tarihinden itibaren 2330 sayılı Kanunun kapsamında %25 artırımlı yetim aylığı bağlandığı, ardında da bu ödemeler devam ederken bu defa da babası adına SSK dan askerlik borçlanması yapılarak emeklilik işlemi gerçekleştirildiği ve 15.6.2008 tarihli tahsis talebine istinaden 1.7.2008 tarihinden itibaren SSK kapsamında ölüm aylığı ödendiğinin belirlenmesi nedeniyle davacı kurum tarafından aynı anda iki maaş alınamayacağından; 5510 sayılı Kanun’un ek geçici 4. maddesi ile aynı Kanun’un 32, 34 ve 37. maddelerine istinaden takip başlatıldığı, davacı kurum tarafından yapılan inceleme üzerine yersiz ödendiği belirlenen alacakların takibe konu edilmesine yasal bir engel bulunmadığından davacının takipte haksız ve kötü niyetli olduğundan söz edilemez.
Şu halde, mahkemece koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı isteminin reddi gerekirken, hatalı gerekçe ile kabulü doğru görülmemiştir. Ne var ki bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/7 maddesi gereğince düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının kötüniyet tazminatına ilişkin 2. bendinin hükümden çıkartılması suretiyle kararın kararın bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 15/12/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.