Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2021/17166 E. 2022/1581 K. 27.01.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17166
KARAR NO : 2022/1581
KARAR TARİHİ : 27.01.2022

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Gereği görüşülüp düşünüldü:
İftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesinin gerektiği, aksi halde şikayet ve beyanların Anayasanın 74. maddesinde yer alan anayasal şikayet ve dilekçe verme hakkı kapsamında kalıp iftira suçunun unsurlarının oluşmayacağı cihetle;
Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde;
Sanığın iddialarına ilişkin katılanlar hakkında başlatılan soruşturma kapsamında ikametlerinde yapılan aramada herhangi bir suç unsuruna rastlanmadığından bahisle delil yetersizliğinden kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, ancak dosya içerisinde sanığın dilekçesi ve ifadesinde ileri sürdüğü iddialarına benzer şekilde iddiaların … adlarını kullanan kişiler tarafından Mersin Emniyet Müdürlüğüne e-posta şeklinde gönderilen ihbar-şikayet formlarında da yer aldığı, ileri sürülen bu iddiaların bir kısmı ile ilgili katılan … hakkında davalar açıldığı ve bir kısmı ile ilgili mahkumiyet kararı aldığı ve kesinleştiği, ayrıca tanık …’in de, sanık … tarafından eğitim masraflarına karşılık kendisine senet imzalatıldığını ve sonra da bu senedin iade edilmediğini belirttiği anlaşılmakla, bahse konu Mersin Emniyet Müdürlüğüne e-posta olarak gönderilen katılanlar hakkındaki ihbar konulu maillerin kim tarafından gönderildiğine ilişkin tespitin Mersin İl Emniyet Müdürlüğünün 16.04.2010 tarih ve 62254 sayılı fezlekesinde Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının 2010/10703 nolu soruşturma dosyasına gönderildiğinin belirtilmesine göre akıbetinin araştırılarak ve katılanlar hakkında ihbar konusu edilen iddialarla ilgili fiili
ve hukuki irtibat bulunduğu anlaşılan dosyaların getirtilerek incelenmesi ve bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosya içerisine alınması ile tüm delillerin birlikte değerlendirilmesinden sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma sonucu yazılı biçimde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Sanık hakkında TCK’nın 267/1-3. madde ve fıkraları üzerinden tayin olunan 1 yıl 6 ay hapis cezası üzerinden, aynı Kanunun 43. maddesi ile artırım yapıldığı sırada hapis cezasının 1 yıl 10 ay 15 gün olarak belirlendiği halde, artırım oranının “1/4” yerine “1/2” olarak yazılması,
Yasaya aykırı, katılanlar vekili ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27.01.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.