Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/18703 E. 2011/2646 K. 14.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/18703
KARAR NO : 2011/2646
KARAR TARİHİ : 14.11.2011

Karşılıksız çek keşide etmek suçundan sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair Kayseri 3. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 03.04.2008 gün ve 2008/79 Esas, 2008/384 Karar sayılı hüküm ile bu hükme yönelik temyiz talebinin reddine dair 04.05.2009 tarihli aynı sayılı Ek Kararın Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafindan istenilmiş olduğundan, dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Sanığın yokluğunda verilip kendisine 26.05.2008’de tebliğ edilen Kayseri 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.04.2008 tarihli kararının, sanık müdafii tarafindan süresinden sonra 30.03.2009 tarihinde temyiz edildiği anlaşılmış ise de; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07.11.2006 gün ve 2006/213-229 sayılı kararında ayrıntısı açıklandığı üzere; CMUK.nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri gereğince kararda başvurulacak kanun yolu, süresi, mercii ve başvuru şeklinin açıkça gösterilmesi gerektiği, aksi halde aynı Kanunun 40. maddesi uyarınca eski hale getirme nedenlerinin oluşacağı, 03.04.2008 günlü kararda ise kanun yolu süresinin tefhim tarihinden itibaren başlayacağı belirtilip ve temyiz mercii başvuru şeklinin açıkça gösterilmeyerek anılan hükümlere aykırı davranıldığı anlaşıldığından, temyizin süresinde olduğunun kabulü ile Kayseri 3. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen temyiz isteminin reddine ilişkin 04.05.2009 tarihli Ek Kararın kaldırılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Hükümden sonra 20.12.2009 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5941 sayılı “Çek Kanunu” ile 3167 sayılı “Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkmda Kanun” yürürlükten kaldırılmış, dava konusu suçun unsurları ve yaptırımları farklı biçimde düzenlenmiş olduğundan; 5237 sayılı TCK.nın 2 ve 7. maddeleri gözetilerek, sanığın hukuki durumunun belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiin temyiz itirazları bu nedenle görülmüş olduğundan, esası incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.