YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/25226
KARAR NO : 2013/9112
KARAR TARİHİ : 16.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık …’in, sorgusunda bildirdiği en son adres yerine, daha önce tebligat yapılmayan ve soruşturma aşamasında müşteki tarafından bildirilen adrese Tebligat Kanununun 35.maddesine göre yapılan tebligatın usulsüz olduğu anlaşılmakla, temyiz talebinin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu kabul edilip, sanık … hakkında verilen beraat kararına yönelik temyiz istemi bulunmadığından sanık …’in temyiz talebi ile sınırlı olarak yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Müşteki ile sanık …’in uzun zaman önce tanıştıkları, sanığın müştekiye ait 2001 model… plakalı aracını başkasına satmak için teklifte bulunduğu, müştekinin de bu teklifi kabul etmesi üzerine sanığın 14.000 TL senet düzenleyerek müştekiye verdiği ve müştekinin aracı sanık …’e teslim ettiği, sanığın bir hafta sonra oğlu olan diğer sanık …’yı müştekiye göndererek kendi adına vekaletname çıkarttığı, bu vekaletnameye istinaden aracı başkasına sattığı, sanığın vade tarihi gelmesine rağmen senet bedelinin ödenmeyerek haksız menfaat temin etmek suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediği iddia ve kabul edilmiş ise de; sanık ile şikayetçi arasında araç alım satımından kaynaklanan hukuki uyuşmazlık bulunduğu, dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı anlaşılmakla, sanığın beraatine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.