YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/24438
KARAR NO : 2021/10609
KARAR TARİHİ : 20.12.2021
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davası üzerine, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından davanın kabulüne ve İtiraz Hakem Heyeti tarafından davalı vekilinin itirazının reddine dair verilen kararın davalı vekili tarafından süresi içinde temyizi istenilmekle, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
K A R A R
Davacı vekili; davalının trafik sigortacısı olduğu aracın karıştığı kaza sonucunda bu araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralanıp % 5 oranında malul kaldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.100,00 TL tazminatın 12/09/2017 tarihinden işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 23/05/2018 tarihli ıslah dilekçesiyle taleplerini 66.740,00 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili; maluliyet ile zarara itiraz ettiklerini, tazminattan hatır taşıması ve müterafik kusur nedeniyle indirim yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından; davanın kabulü ile 66.740,00 TL. tazminatın 22/09/2017 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline dair verilen karara davalı vekili tarafından yapılan itiraz üzerine, İtiraz Hakem Heyeti tarafından, davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine; özellikle, uzman doktor bilirkişi heyetinin düzenlediği raporla saptanan iyileşme süresine ilişkin geçici işgöremezlik zararının trafik sigortasının teminatı kapsamında olmasına; davada reddolunan bölüm bulunmadığı için red vekalet ücretine ilişkin temyizde hukuki yararın bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
T.C. Anayasası’nın 36/1. maddesindeki adil yargılanma hakkının ve 6100 sayılı HMK’nın 27. maddesindeki hukuki dinlenilme hakkının kapsamında yer alan savunma haklarının etkin biçimde kullanılması bakımından, davada esaslı işlem olan bilirkişi raporlarının taraflara usulünce tebliğ edilmesi gerekir.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30. maddesinin 23. fıkrasında, bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin kıyasen
uygulanacağı belirtilmiştir. 6100 sayılı HMK’nın tahkim usulüne ilişkin tebligatı düzenleyen 438. maddesinde, taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça tebligatın 11/02/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılacağı düzenlenmiştir. Sigorta tahkim yargılamasında da uygulanması gereken Tebligat Kanunu’nun 11. maddesi ise “vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır” düzenlemesini içermektedir.
Somut olayda; Hakem Heyeti kararına esas alınan 25/01/2012 tarihli kusur raporunun, 14/09/2017 tarihli maluliyet raporunun ve 11/05/2018 tarihli aktüer raporun davalı vekili yerine vekille temsil edilen davalı … şirketine (asıla) tebliğ edildiği; kararı temyiz eden davalı vekili tarafından, tebliğe ilişkin bu usulsüzlüğün de temyiz sebebi yapıldığı görülmektedir. Oysa; davalı … davada kendisini vekille temsil ettirmekte olup, UHH kararına itiraz eden vekil tarafından da tebliğe esas olmak üzere e mail bilgilerinin itiraz dilekçesinde bildirildiği; TK madde 11 gereği vekilin bildirdiği bu adrese tebliğlerin yapılması gerektiği gözetilmelidir.
Açıklanan tüm bu nedenlerle; vekille temsilin sözkonusu olduğu davada yapılacak tüm tebliğlerin vekile yapılması gereği de gözetilerek, karara esas alınan raporların davalı vekiline tebliği sağlanıp eksikliğin bu şekilde giderilmesi ve davalı vekilinin raporlara itirazlarının alınıp değerlendirilmesi ile oluşacak sonuca göre, davalı vekilinin diğer itirazları hakkında değerlendirme yapılması gerekirken, usule aykırı biçimde ve davalı yanın savunma haklarını da kısıtlayacak şekilde yargılamaya devam edilip karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
3- Davalı taraf, davacının istiap haddini aşacak biçimde idare edilen araca binme ve emniyet kemeri takmama nedeniyle müterafik kusurlu olduğunu savunmuş; İHH tarafından, emniyet kemerinin takılıp takılmadığı konusunda delil bulunmadığı ve istiap aşımının kazada etkisinin olmadığı gerekçesiyle, davalı yanın bu savunmasına itibar edilmemiştir.
Davacının, kaza sonucu kafatasında oluşan çoklu kemik kırıkları nedeniyle işgücü kaybına uğradığı uzman doktor heyeti tarafından düzenlenen raporla tespit edilmiştir. Davalı tarafından trafik sigortalı aracın hususi otomobil olduğu, davacının bu araçta yolcu olduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Kazanın oluş biçimi de dikkate alındığında, istiap haddi aşımının kazanın meydana gelmesinde etkisinin bulunması mümkün olmamakla birlikte, davacının kafatasında çoklu kemik kırığı oluşacak biçimde yaralanması sonucunun doğması (zararın doğumu ya da artması) hususunda istiap haddinin aşılmış olmasının (böyle bir durum varsa) etkili olabileceği dikkate alınmalıdır. Bu itibarla; istiap aşımı olup olmadığının saptanması ve istiap aşımı ile davacının yaralanması arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığının tespiti için rapor alınması gerekirken, yoruma dayalı biçimde bu hususta sonuca ulaşılması doğru değildir.
Diğer yandan; davacının araçta oturduğu yer ile emniyet kemerinin takılı olup olmadığının tespiti önem kazanmaktadır. Belirtilen bu konularda tespitlerin yer alabileceği ceza dava dosyası incelenerek, davacının emniyet kemeri takıp takmadığının saptanması, emniyet kemeri takmadığının tespiti halinde ise kemerin takılmış olması durumunda da kazadaki yaralanmanın gerçekleşip gerçekleşmeyeceğinin (illiyet bağının) saptanması için rapor alınması gerektiği gözetilmelidir.
Açıklanan nedenlerle; olaya ilişkin ceza dava dosyasının (… 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2016/103 Esas- 2016/175 Karar) tüm belgelerini içerir örneğinin ilgili mahkemeden getirtilip incelenmesi; istiap haddinin aşılıp aşılmadığının ve emniyet kemerinin takılıp takılmadığının tespit edilmesi; istiap aşımı olduğu ve/ veya kemerin takılı olmadığı
tespit edildiği takdirde, bu durumlarla davacının kazadaki yaralanma şekli arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı konusunda, uzman doktor bilirkişi heyetinden rapor alınmasıyla oluşacak sonuca göre müterafik kusur indirimi konusunda karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
4-Davalı taraf, davacının sigortalı araçta hatır için taşındığı savunmasında bulunarak, bu sebeple tazminattan indirim yapılmasını talep etmiş; İtiraz Hakem Heyeti tarafından, olaya ilişkin ifade tutanakları sunulmadığı için, davalı yanın hatır taşımasının varlığını ispat edemediği gerekçesiyle, davalı yanın bu savunmasına da itibar edilmemiştir.
Olaya ilişkin ceza dava dosyasının UYAP sistemi üzerinden temin edilen belgelerinden, davacı ile araç sürücüsü…’ın arkadaş olduğunun sürücü Tuncay tarafından beyan edildiği; … Valiliği tarafından düzenlenen proje çalışmasına katılmak üzere yapılan yolculuk esnasında davaya konu kazanın gerçekleştiği görülmüştür. Davacının araçta bulunma (taşınma) amaç ve şekline ilişkin detayların yer aldığı ceza dava dosyası temin edilip, bu konuda değerlendirme (şahsi insiyatif ile gönüllü olarak kursa katılma mı yoksa görevlendirme nedeniyle zorunlu olarak kursa katılma mı olduğu ve davalıya sigortalı aracın kullanılmasının sebebi tespiti de yapılarak) yapılması gerekirken, eksik incelemeyle karar verilmesi de doğru olmamıştır.
5-Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE; (2), (3) ve (4) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İHH kararının BOZULMASINA; (5) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına; dosyanın, hakem dosyasının saklanması kararını veren … … 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 20/12/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.