Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/5093 E. 2021/6944 K. 18.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5093
KARAR NO : 2021/6944
KARAR TARİHİ : 18.10.2021

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davası üzerine, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından davanın kısmen kabulüne ve İtiraz Hakem Heyeti tarafından davalı vekilinin itirazının kabulü ile davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde temyizi istenilmekle, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
-K A R A R-

Davacı vekili; davalının trafik sigortacısı olduğu aracın davacının yolcu olarak bulunduğu motorsiklete çarpmasıyla oluşan kazada yaralanan davacının % 19 oranında malul kaldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 15.384,00 TL’nin avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 27.04.2018 tarihli ıslah dilekçesiyle taleplerini 129.184,23 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili; kusur ve maluliyete itiraz ettiklerini, tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından; davanın kısmen kabulü ile 97.242,17 TL’nin 28.07.2017 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline dair verilen karara davacı vekili ve davalı vekili tarafından yapılan itiraz üzerine, İtiraz Hakem Heyeti tarafından, davacı vekilinin tüm itirazları ile davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin itirazı dışındaki itirazlarının reddine; UHH kararının 5.3. bendindeki “9.964,49 TL.” rakamı yerine “2.180,00 TL.” rakamı yazılıp kararın düzeltilmesine karar verilmiş; karar, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine; özellikle, tazminat hesabının usulünce yapıldığı aktüer raporunun karara esas alınmasında usule aykırılık bulunmamasına; uzman doktor bilirkişi heyetinin düzenlediği raporla saptanan iyileşme süresine ilişkin geçici işgöremezlik zararının trafik sigortasının teminatı kapsamında olmasına; karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT hükümlerine uygun biçimde davacı için vekalet ücretinin belirlenmiş olmasına göre; davalı vekilinin bütün temyiz itirazları ile davacı vekilinin diğer tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun “Tazminat miktarının belirlenmesi” başlıklı 51. maddesinde (eski BK md. 43); hakimin, tazminatın kapsamı ve ödenme biçimini, durumun gereğine ve kusurun ağırlığına göre belirleyeceği belirtilmiş, “Tazminatın indirilmesi” başlıklı 52. maddesinde (eski BK md. 44) de; zarar gören taraf zararı doğuran fiile razı olduğu veya kendisinin eylemi zararın doğmasına ya da zararın artmasına etkili olduğu ve zararı yapan kişinin durumunu ağırlaştırdığı takdirde hakimin, tazminat tutarını indirebileceği veya tamamen kaldırabileceği açıklanmış; eğer zarar, zarar verenin hafif kusurundan doğmuş ve zarar veren, tazminatı ödemesi halinde yoksulluğa düşecekse ve hakkaniyet de gerektiriyorsa hakimin tazminatı indirebileceği belirtilmiştir.
Davacı, kazaya karışan motorsiklette yolcu olarak bulunmaktadır. Kaza tespit tutanağının koruyucu tertibatlar bölümünde davacı bakımından “takılı” olarak işaretleme yapılmış olmakla birlikte, koruyucu tertibatın kask mı yoksa dizlik vs. gibi ekipman mı olduğu açıkça yazılmamış; UHH ve İHH tarafından ise, kaza sonucu dudağında çizik oluşan davacının kask takmamış olduğu kabul edilerek, tazminattan % 25 oranında müterafik kusur indirimi yapılmıştır. Oysa; davacının davaya konu kazadan kaynaklanan % 19 oranındaki maluliyetinin, kaza anında sağ diz bağlarında oluşan hasar nedeniyle kalan diz eklem hareket kısıtlılığı için belirlendiği anlaşılmakta olup; Hakem Heyeti’nin müterafik kusur kabul ettiği kask takmama ile maluliyet arasında illiyet bağı bulunmadığı açıkça görülmektedir. Davacı bakımından müterafik kusur teşkil edebilecek tek hal, motorsiklette yolculuğu esnasında dizlik gibi koruyucu tertibat takmama olabileceğinden, bu yönde araştırma yapılması gerekirken, herhangi bir araştırma yapılmadan eksik incelemeyle karar verilmiştir.
Açıklanan nedenlerle; davacının kazadaki yaralanma şekline göre, dizlik takması halinde de 28.09.2018 tarihli raporda saptanan maluliyetinin oluşup oluşmayacağı (dizlik takmama ile maluliyet arasında illiyet bağı olup olmadığı) konusunda, uzman doktor bilirkişi heyetinden rapor alınması; dizlik takmama durumu olduğunun ve maluliyet ile bu durum arasında illiyet bağı bulunduğunun saptanması halinde, TBK’nun 52. maddesi uyarınca tazminattan makul oranda (Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre bu oran % 20) indirim yapılması gerekirken, yeterli araştırma yapılmadan, yanlış gerekçeyle ve yüksek oranda (% 25) müterafik kusur indirimi yapılması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları ile davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA; dosyanın, hakem dosyasının saklanması kararını veren İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’ne GÖNDERİLMESİNE;
aşağıda dökümü yazılı 5.018,25 TL kalan onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 18/10/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.