YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/65777
KARAR NO : 2013/9638
KARAR TARİHİ : 23.05.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, Star gazetesine ilan vererek %3 faizle gayrimenkul ipoteği karşılığında borç para vereceğini duyurduğu, katılanın da belirtilen telefon numarasından sanık ile görüşüp öncelikle 2500 TL masraf parasını banka hesabına yatırması kaydıyla 50.000 TL borç para için anlaştıkları, katılanın banka havalesi ile istenen parayı gönderdiği, ancak sanığın buluşma yerine gelmeyerek ortadan kaybolduğunun iddia edildiği olayda;
Sanığın aşamalardaki değişmeyen savunmasında kendisinin …isimli kişinin yanında işe başladığını ve şirket müdürü olacağı inancı ile onun talimatları doğrultusunda hesap numarası açtırdığını, adına verilen gazete ilanından haberinin olmadığını beyan etmesi ile Star
Gazetesi’nin 09.02.2009 tarihli cevabi yazısında ilanın …’de faaliyet gösteren … Reklam Ajansı tarafından gazetenin ilan servisine geçildiğinin bildirilmesi karşısında ismi geçen reklam ajansının araştırılıp ilanı veren kişinin tespit edilmesinden sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve tespiti gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Sanığa CMK’nun 226. maddesi gereğince ek savunma hakkı verilmeden iddianamede belirtilmeyen TCK’nun 58/6. maddesinin uygulanmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK. un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23.05.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.