YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/68106
KARAR NO : 2013/11210
KARAR TARİHİ : 17.06.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; olay tarihinde, mağdur … dedesinin para yatırmak için bankaya göndermesi üzerine, banka gişe görevlisinin yaşının küçük olması nedeniyle işlem yapamayacağını söylediğinde, sanık, mağdur çocuğun yanına gelerek, kendisiyle konuşup dedesinin telefon numarasını aldığı ve konuşuyor gibi yapıp, deden izin verdi seni bir yere göndereceğim dediği ve verdiği bir adrese gönderirken parayı kağıtları bana ver sonra geri vereceğim diye 800. TL yi …’dan alarak olay yerinden ayrılması şeklinde gerçekleştiği iddia olunan olayda,
Sanığın aşamalarda, suçu inkar ederek, kendisinin Denizli, Pamukkale’de iş yeri olup suç tarihinde Manisa’da olmadığına dair yargılama ve temyiz aşamasındaki beyanları, … imzalı yazı, müşteki …’nun karardan sonra dosyaya sunduğu, kendilerini dolandıranın
sanık olmadığına dair 22/05/2009 tarihli dilekçesi, olayın tek delili olan polis tarafından sabıkalılar albümünden müştekiye fotoğraf gösterilmesi suretiyle yapılan fotoğraf teşhisi olması karşısında,sanık ve katılan … duruşmaya çağrılarak yüzleştirme ve teşhis işlemi yaptırılması,bu mümkün olmadığı taktirde sanığın önden ve yandan çekilmiş fotoğrafları gösterilerek teşhis işleminin yaptırılması ile sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve taktiri gerekirken eksik soruşturmayla yazılı şekilde hüküm kurulması.
Kabule göre de,
1-)Dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlerde, hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi.
2-)Sanığın işlemiş olduğu suçtan dolayı verilen hapis cezasının kanuni sonucu olarak 5237 Sayılı Yasanın 53. maddesinde yazılı haklarını kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilirken, 1. fıkrasının c bendinde yer alan hakların kendi alt soyuna yönelik olması halinde yasaklamanın koşullu salıverilme tarihine kadar geçerli olacağı gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321.maddesi uyarınca, BOZULMASINA, 17/06/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.