YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5153
KARAR NO : 2012/2998
KARAR TARİHİ : 03.05.2012
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, İİK’nın 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup; icra takibine takip borçlusu davalının vâki itirazının iptâli istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 4.800 euro tutarındaki asıl alacak üzerinden takip borçlusu davalının vâki itirazının iptâline ve davacı yararına %40 oranındaki 4.240,00 TL icra inkâr tazminatına hükmolunmasına karar verilmiş ve verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince:
Dava ve icra takip konusu alacak, yanlar arasındaki düzenleme şeklinde yapılan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinde kararlaştırılan gecikme tazminatına ilişkindir. Mahkemece, takip konusu 6.000 euro gecikme tazminatının 4.800 euro tutarındaki kısmına ilişkin ve bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava kabul edilmiş ve bu miktara yönelik davalının itirazının iptâline karar verilmiştir. Ayrıca, İİK’nın 67. maddesi gereğince, davası kabul edilen alacak tutarına göre %40 oranındaki 4.240,00 TL inkâr tazminatının davalıdan tahsiline de karar verilmiştir.
İİK’nın 67. maddesi hükmü gereğince, itirazın iptâli davasında; davası kabul edilen asıl alacak üzerinden takip alacaklısı davacı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, İİK’nın 67. maddesi hükmünde öngörülen tüm koşulların birlikte gerçekleşmesi ve bu kapsamda alacağın borçlu tarafından belirlenebilir yani likid olması zorunludur. Somut olayda, davası kabul edilen alacak miktarı bilirkişi incelemesi yaptırılarak mahkemece saptandığına göre likid değildir. Kararın bu sebeple bozulması gerekir ise de, mahkemece, düşülen bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 6100 Sayılı HMK’nın geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 Sayılı HUMK’nın 438/VII. maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte belirtilen nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan sebeplerle kararın hüküm fıkrasının “itirazın iptâline karar verilen 4.800 euro alacağın takip tarihi itibariyle TL karşılığı olan 10.599,84 TL üzerinden %40 inkâr tazminatı olan 4.240,00 TL tazminatın davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine” içerikli ikinci paragrafnın hüküm fıkrasından çıkarılmasına, kararın değiştirilmiş bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 03.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.