Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2020/781 E. 2021/2591 K. 08.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/781
KARAR NO : 2021/2591
KARAR TARİHİ : 08.06.2021

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasında verilen davanın kısmen kabulüne ilişkin hüküm hakkında Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelenmesi sonucunda; esas yönünden istinaf isteminin reddine ilişkin kararın, süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili; davalılardan …’ya ait, davalı …’nın yönetimindeki motosikletin, yaya olan müvekkiline çarpması sonucu müvekkilinin kalıcı maluliyet oluşacak şekilde bacağından yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde sürücü belgesi bulunmayan davalı sürücü …’nın tam kusurlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 40.000,00 TL manevi, 10.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 07/06/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini talep etmiş; 08/08/2017 tarihli bedel artırım dilekçesi ile maddi tazminat talebini 81.490,14 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı …; maliki bulunduğu motosikleti, 17/08/1999 tarihinde meydana gelen deprem öncesi dava dışı … ve oğlu …’a haricen sattığını, motosikletin arızalanması sonucu anılan dava dışı kişilerin motosikleti tamirhaneye bıraktıklarını, tamirhane sahibinin oğlu olan diğer davalı …’nın tamirdeki motosiklet ile trafiğe çıkarak davacıya çarptığını, kazada kendisinin bir kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı …, davaya cevap vermemiştir.
İlk Derece Mahkemesince; iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre davanın kısmen kabulü ile 81.490,14 TL maddi ve 18.000,00 TL manevi tazminatın 07/06/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılar işleten …, sürücü …’dan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar
verilmiştir. Karara karşı davalılardan … vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş; Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 104/I. maddesinde, ” Motorlu araçlarla ilgili mesleki faaliyette bulunan teşebbüslerin sahibi, gözetim, onarım, bakım, alım – satım, araçta değişiklik yapılması amacı ile veya benzeri bir amaçla kendisine bırakılan bir motorlu aracın sebep olduğu zararlardan dolayı; işleten gibi sorumlu tutulur. Aracın işleteni ve araç için zorunlu mali sorumluluk sigortası yapan sigortacısı bu zararlardan sorumlu değildir.” düzenlemesi yer almaktadır. Bu düzenlemeye göre aracın gözetim, onarım, bakım, alım-satım, araçta değişiklik yapılması amacıyla motorlu araçlarla ilgili mesleki faaliyette bulunan teşebbüslere bırakılması halinde, teşebbüsün sahibi işleten gibi (farazi işleten) sorumlu tutulurken, aracın gerçek işleteni (trafikte aracın adına kayıtlı olduğu kişi) ise zarardan sorumlu tutulmamaktadır.
Motorlu araçlarla ilgili mesleki faaliyette bulunan teşebbüs sahiplerinin işleten gibi sorumlu tutulabilmeleri için, araç üzerindeki hâkimiyetin eylemli olarak teşebbüs sahibine geçmesi gerekir. Bu durum, her somut olayın özelliğine göre ayrı değerlendirilmelidir. Kısa süreli basit onarımlar gibi kesinlikten uzak, duraksamalı durumlarda, hâkimiyetin geçtiği kabul edilmemelidir. Zira motorlu araçlarla ilgili mesleki faaliyette bulunan kişilerin işleten gibi sorumlu tutulmalarının nedeni, bunların motorlu araç üzerindeki fiili hâkimiyetin kesin olarak sahibi bulunmalarından kaynaklanmaktadır.
Dosya kapsamından; kazaya sebep olan 54 HF 068 plakalı motosikletin trafik tescil kaydının, davalı … adına 08/01/1997 tarihi itibariyle yapıldığı, yargılama sırasında dinlenen tanık beyanlarına ve … 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/183 Esas, 2014/58 Karar sayılı dosyasına göre, davalı …’nın kayden malik gözükmesine karşın davalı tanığı …’a resmi bir satış ve devir işlemi yapılmaksızın aracın teslim edildiği ve davalı sürücü …’nın babası olan dava dışı …’nın tamirhanesine bırakıldığı, aracın tamirhanede bulunduğu süre içinde davalı …’nın sevk ve idaresinde iken davaya konu kazanın meydana geldiği anlaşılmaktadır.
Davaya konu kazayı yapan araç üzerindeki fiili hakimiyetin kesin bir biçimde tamirhaneye geçtiği ve aracın uzun süreli şekilde tamir için bırakıldığı zamanda kazanın gerçekleştiği dosya kapsamı ile sabit olduğundan 2918 sayılı Kanun’un 104. maddesi uyarınca araç maliki olan davalı …’nın işleten sıfatının kalkıp sorumluluğunun son bulduğu ve farazi işleten konumundaki tamirhane sahibinin zarardan sorumlu tutulması gerektiği açıktır. Bu durumda, yukarıda açıklanan gerekçeler ışığında, İlk Derece Mahkemesince zarardan sorumluluğu bulunmayan davalı … yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçelerle davalı …’nın da işleten sıfatıyla müşterek ve müteselsil olarak sorumlu tutulması, bu karara karşı davalı … vekilinin istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmesi doğru olmamıştır. Bu nedenle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK 373/1. maddesi gereğince KALDIRILMASINA ve İlk Derece Mahkemesi kararının HMK 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’ya geri verilmesine, 08/06/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.