Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2011/7549 E. 2012/2674 K. 19.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7549
KARAR NO : 2012/2674
KARAR TARİHİ : 19.04.2012

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat … ile davalı vekili Avukat … geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, kat karşılığı inşaat sözleşmesine dayanarak gecikme tazminatı istemiyle yapılan icra takibine itirazın iptâli, takibin devamı ve %40 icra inkâr tazminatı istemiyle açılmış, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu davanın reddine dair verilen karar davacı arsa sahibi tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki kat karşılığı inşaat sözleşmesi 10.03.1999 tarihlidir. Sözleşmeye göre inşaatın ruhsat tarihinden itibaren 30 ay içinde teslimi gerekmektedir. Davacı arsa sahibi inşaatın süresinde teslim edilmediğini ileri sürerek 09.10.2001 tarihi ile 04.05.2003 tarihi arasında geçen süre için sözleşmede kararlaştırılan kira tazminatı üzerinden icra takibi yapmış, mahkemece 12.06.2007 tarihinde verilen kararla dava kısmen kabul edilerek takibin 82.742,00 TL üzerinden devamına karar verilmiştir. Kararın davalı tarafından temyizi üzerine Dairemizce imar plân değişikliği ve inşaat imalâtı için gereken sürenin sözleşmede kararlaştırılan inşaat süresini etkileyeceği belirtilerek ilave sürenin saptanması ve inşaat süresine eklenerek davacının gecikme tazminatının buna göre hesaplanması gerekeceği yönünden karar 01.08.2008 tarihinde bozulmuş, davacı arsa sahibi bozmadan sonra Edirne 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2009/126 esas sayılı davayı açarak 04.05.2003-02.02.2005 tarihleri arasında geçen süre için kira tazminatı talep etmiş, bu dosyanın 14.05.2009 tarihinde eldeki dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
Mahkemece asıl dava yönünden bozmaya uyularak davanın reddine dair hüküm kurulmuş ise de birleştirilen dava yönünden olumlu veya olumsuz bir hüküm kurulmamıştır. Davalar birleştirilmiş olsa dahi her bir dava bağımsız olarak değerlendirilerek ayrı ayrı hüküm kurulması gerektiğinden birleşen dava yönünden hüküm kurulmamış olması nedeniyle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle yerel mahkeme kararının BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı arsa sahibinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 900,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davacıya verilmesine, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 19.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.