YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2097
KARAR NO : 2012/2982
KARAR TARİHİ : 03.05.2012
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı yetkilisi …… ile davalı vekili Avukat…… geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı yetkilisi ile davalı avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, taraflar arasında düzenlenen yap-işlet-devret sözleşmesinin feshedildiğinin tespiti, ödenen kira bedellerinin iadesi, yapılan masrafların tespiti ve tahsili istemine ilişkin olup mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında düzenlendiği ihtilâfsız olan 31.12.2009 tarihli sözleşmede mülkiyeti davalıya ait olan taşınmazda davacının iş merkezi inşa etmesi ve 15 yıl süre ile işlettikten sonra davalıya teslim etmesi, işletme süresi içerisinde sözleşmede belirlenen aylık kira bedellerini ödemesi kabul edilmiştir. Davacı davasında sözleşme gereği inşaatı yapıp bitirdiğini, ancak davalının dava dışı Belediye ile yaptığı mutabakat sonucunda inşaat alanının küçüldüğünü, inşaat ruhsatının davalının kusuru ile geç alınabildiğini, yine davalının vergi borcu nedeniyle taşınmazın tapu kaydına haciz konduğunu bu haciz nedeniyle tapuya otopark şerhi konulamadığından iskânın da alınamadığını belirterek sözleşmenin feshedildiğinin tespiti ile masraflarının tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece sözleşme hükümlerine göre iş merkezinin yapımına ve işletilmesine yönelik tüm izin ve ruhsatların davacı tarafından alınacağı, gerekli masrafların onun tarafından karşılanacağı, bu hususta hiçbir hak ve tazminat talebinde bulunamayacağı ve yaptığı masrafları isteyemeyeceği gibi gerçekleşen imalâtı da bedelsiz olarak davalıya bırakacağı kararlaştırıldığından dava reddedilmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşmede tapu devri öngörülmemiş olup bu durumda tek taraflı irade beyanı ile feshi mümkündür. Davada kâr kaybı istemi de bulunmadığından eldeki davada fesihte haklılık durumunun araştırılmasına gerek yoktur. Genel kural gereği sözleşmenin feshi halinde taraflar sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre aldıklarını diğer tarafa iade etmek zorundadır.
Sözleşmenin eki olan “Değerlendirme Özel Hükümleri” 12. maddesi A bendinde fesih halinde gerçekleştirilen tüm imalât ve ihzaratların bedelsiz olarak iş sahibi TCDD’ne kalacağı, yapılan ödemelerin iade edilmeyeceğine dair düzenleme yapılmış ise de bu düzenleme BK’nın 19/II. maddesi uyarınca bir tarafın ekonomik yönden mahfına neden olacak nitelikte olup ahlaka, kamu düzenine aykırı olduğundan batıl kabul edilmelidir. Bu durumda davacı yaptığı iş merkezinde dava dışı üçüncü kişilere kiraya vermek suretiyle elde ettiği bedeller düşülmek kaydıyla davalıya ödediği kira bedellerini, gerçekleştirdiği imalât bedelini davalı iş sahibinin yararına olması, imar ve onaylı ruhsat ile projesine uygun ve yasal olması halinde isteyebilir. İmalât bedelinin ise bu dava ile fesih iradesi açıkça ortaya konulduğundan dava tarihindeki mahalli piyasa rayiçlerine göre belirlenmesi gerekir. Mahkemece değinilen konularda inceleme yapılarak davanın sonuçlandırılması gerekirken yanlış değerlendirme ile davanın reddi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan sebeplerle kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, davacı Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunmadığından lehine vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 03.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.