Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/10445 E. 2013/6902 K. 30.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/10445
KARAR NO : 2013/6902
KARAR TARİHİ : 30.05.2013

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan sanıklar … ve …’in yapılan yargılamaları sonunda; sanık …’in atılı suçtan mahkumiyetine, sanık … hakkında atılı suçtan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Akkuş Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 11.03.2009 gün ve 2007/135 Esas, 2009/473 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanıklar müdafileri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Sanık … hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar itirazı kâbil kararlardan olup, temyiz yeteneği bulunmadığından sanık müdafiin temyiz istemi itiraz niteliğinde kabul edilip gerekli karar merciince mahallinde verilmek üzere, incelemenin sanık … hakkında kurulan hüküm ile sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
5271 sayılı CMK.nın 5728 sayılı Kanun ile değişik 231/5. maddesi uyarınca, mahkemece hükmolunan iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için; sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması, mahkemece sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması ve suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerekmektedir. Anılan maddenin 6/c fıkrasında belirtilen zarar kavramından, YCGK.nın 03.02.2009 gün ve 2008/250-2009/13 sayılı Kararında belirtildiği üzere, yalnızca basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların anlaşılması gerekmektedir. Anılan zarar, ölçülebilir, belirlenebilir (somut) maddi zarara ilişkin olup manevi nitelikte zararı kapsamamaktadır.
Mahkemece, CMK.nın 231. maddesinin 6. fıkrasında üç bent halinde sıralanan uygulama koşullarının varlığı irdelenip tartışılmadan kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaya teşebbüs suçunda maddi nitelikteki zararın ne olduğu açıklanmadan ve varsa belirlenip ödeme olanağı tanınmadan “katılanın şikâyetçi olması gözönüne alınarak katılanın uğradığı zararın giderilmediği” şeklindeki yetersiz gerekçeyle sabıkasız olan sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kabule göre de;
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan hüküm kurulurken temel ceza maddesi olarak TCK.nın 109/2. maddesi yerine önce aynı Kanunun 109/1. maddesi uyarınca ceza tayin edilip sonra TCK.nın 109/2. madde gereği cezanın artırılması,
Sanığın suçu cinsel amaçla işlediği halde cezasında TCK.nın 109/5. maddesi uyarınca artırım yapılmaması,
Sanık hakkında uzun süreli hapis cezası verilmesi karşısında, TCK.nın 50/1-a maddesi gereğince hapsin adli para cezasına çevrilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık … müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 30.05.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.