Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/23483 E. 2013/8238 K. 03.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/23483
KARAR NO : 2013/8238
KARAR TARİHİ : 03.05.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın katılandan aldığı iki adet araç karşılığında 13.000 TL meblağı sahte çeki vermek suretiyle resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarını işlediği belirtilerek açılan davada sanık ve müşteki beyanından araçları satın alan ve karşılığında çek veren şahsın sanığın kendisini olduğu, yaptırılan birlikişi incelemesinde çekte bulunan keşideci yazı ve imzaların çek hesabı sahibine ait olmadığının anlaşılması karşıda; sanığın eyleminin sahte çeki kullanmak suretiyle 5237 Sayılı TCK’nun 158/1-f maddesinde öngörülen dolandırıcılık suçu ve resmi belgede sahtecilik suçlarını oluşturduğu yönündeki kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Karar başlığında dolandırıcılık suçunun yazılmamış olması mahallinde düzeltilebilir hata olarak değerlendirilmiştir.
Suça konu çek ile elde edilen manfaatin 13.000 TL olduğu, takdir edilen adli para cezası miktarının 1300 gün olup, Türk Lirasına çevirme asgari miktarı esas alındığında dahi elde edilen menfaatin iki katından az olmadığı anlaşıldığından tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 03.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.