YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/20750
KARAR NO : 2013/5087
KARAR TARİHİ : 20.03.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, kendisine ait olup, başkası adına trafikte kayıtlı olan … marka bir aracı müştekiye sattığı, bu aracın noter satışını da verdikten sonra … marka başka bir aracı, ilk sattığı araçla takas ederek müştekiye verdiği sırada, annesinin hastalandığını söyleyerek hastaneye götürmek için müştekiden geçici bir süreliğine istediği aracı alıp, müştekiye iade etmediği şeklindeki eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hükmolunan 5 gün adli para cezası hesaplanırken, TCK’nın 61/8.maddesi hükmüne göre cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine yönelik arttırma ve indirimlerin gün üzerinden yapılması ve sonuç gün ile kişinin bir gün karşılığı ödeyebileceği miktarın çarpılması sonucu belirlenmesi gerektiği halde, birim gün sayısının tayin edilip günlüğü 20.00 TL hesabıyla adli para cezasına çevrilmesinden sonra takdiri indirim uygulanarak sanık hakkında fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 1412 Sayılı CMUK’un 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden duruşma yapılmaksızın aynı yasanın 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasında yer alan 5237 sayılı TCK’nın 157/1, 62.maddesi gereğince 83 TL adli para cezası ile cezalandırılması ifadesi yerine ”5237 sayılı TCK’nın 157/1 maddesi gereğince 5 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı yasanın 62.maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılarak 4 gün para cezası ile cezalandırılmasına, aynı yasanın 52.maddesi gereğince günlüğü 20 TL den hesap edilerek sanığın 80.00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” denilmek suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 20.03.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.