YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/1835
KARAR NO : 2013/14509
KARAR TARİHİ : 01.10.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolndırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık … hakkında kurulan hükme yönelik incelemede,
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda;
Katılanın 2006 yılı Aralık ayı içersinde küçükbaş hayvan almak amacıyla arkadaşı tanık … ile birlikte tekirdağ iline geldiği, ölen sanık … ‘in tanıştırdığı sanık …’ın katılana sanık … ‘in gösterdiği koyunların aslında kendisine ait olduğunu söyleyerek katılandan kapora olarak 300 TL aldığı, daha sonra koyunların hacizli olduğunu bu nedenle satamayacağını ancak katılana koyun almak için gidebileceğini söyleyerek katılanı …’a götürerek 200 TL, …’ye götürerek 200 TL aldığı, katılanın yanından ayrılıp, bir süre sonra aslında kendisi için satın aldığı 35 koyun ile birlikte geri döndüğü ve katılandan 200 TL daha alarak …’tan da 30 tane kuzu aldığını söyleyerek katılandan kendisini beklememesini isteyip koyunlarla birlikte uzaklaştığı, daha sonra telefon ederek katılandan lapseki ilçesine gitmesini istediği, ertesi gün …ye gelen sanık …’in …’den satın aldığı koyunları kendisini için satın aldığını ancak gidip katılanada koyun alacağını söyleyerek katılandan 200 TL daha para aldığı ve …’ye gideceğini söyleyerek ayrıldığı birdaha ulaşılamdığı sanığın katılan için koyun alacağını söyleyip kendisine aldığı koyunları da
katılana aldığı izlenimi vererek katılandan toplam 1100 TL almaktan ibaret eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğu yönündeki kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığın değişik zamanlarda katılana karşı aynı suçu birden fazla gerçekleştirdiği halde hakkında verilen cezanın 5237 sayılı TCK’nın 43/1 maddesi uyarınca artırılmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak,
Sanık hakkında temel ceza tayini sırasında hürriyeti bağlayıcı ceza alt sınırdan belirlendiği halde yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle adli para cezası tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılmak suretiyle tespit edilerek sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı yasanın 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “100 gün” ve “2000 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine sırasıyla“ 5 gün” , “ ve “ 100 TL” adli para cezası ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-Sanık … hakkında kurulan hükme yönelik incelemede
Sanığın hüküm tarihinden sonra 18.11.2010 tarihinde vefat ettiğinin UYAP’ tan temin edilen nüfus kaydından anlaşılması karşısında; hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK’nun 64/1.maddesi uyarınca düşürülmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 01.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.