YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/15497
KARAR NO : 2013/14578
KARAR TARİHİ : 01.10.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan,söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma suça konu şeyin amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Katılana ait apartman dairesinde kiracı olarak oturan sanığın, evden çıktığı sırada evin tuvalet kapısının orta kısmında 5×10 cm ebadında, yine girişe göre solda bulunan banyo ve yatak odasına açılan kapının orta kısmında 5×10 cm ebadında, çocuk odasının kapısının orta kısmında ve oturma odasının kapısının orta kısmında 2×4 ve 3×4 ebatlarında içe doğru çökükler meydana getirmek suretiyle eve 500 TL’lik zarar verdiği iddiasıyla yapılan yargılama sonucunda; kapılardaki hasarın bilerek ve isteyerek zarar vermek amacıyla yapıldığının belirlenemeyip, dosyadaki mevcut fotoğraflar itibariyle bu hasarların özensiz ve hor kullanmadan da kaynaklanmış olabileceği, mala zarar verme suçunun kasten işlenebilen suçlardan olup taksirle işlenmesinin mümkün olmadığı, bilerek ve istenerek sırf zarar vermek amacıyla gerçekleştirildiği tespit edilemeyen ve hor
kullanmadan kaynaklanmış olabilecek hasarın, kasıtlı olarak meydana getirildiğinin başlı başına hasar durumu nazara alınarak tespitinin mümkün olmadığı, aşamalardaki savunmasında kapıları kasıtlı olarak kırmadığını beyan eden sanığın, bu savunmasının aksine başkaca bir delil bulunmadığı, hor ve özensiz kullanmadan dolayı oluşan zararın ise hukuk mahkemelerinde halli gereken hukuki ihtilaf niteliğinde olduğu ve sanığın suç kastıyla hareket ettiğine dair savunmasının aksine her tür şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçeleriyle verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 01/10/2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.