YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/15682
KARAR NO : 2013/14480
KARAR TARİHİ : 01.10.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi,
mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-d bendinde belirtilen, Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Söz konusu kurum yada kuruluşların konumunun suçun işlenmesinde kolaylık sağlayacağı düşüncesi, bu kurum ve kuruluşların bu suçta araç olarak kulanılmasının, ağırlaştırıcı neden olmasını gerektirmiştir.
Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için, bunların isminin kullanılması yeterli olmayıp maddi varlığının kullanılması gerekmektedir. Araç olarak kullanılma, bu kurum veya kuruluşlara ait yazı veya belgeleri amaç dışı olarak kullanmak şeklinde olabilir. Bu kurumlara ait kimlik belgesinin gösterilmesi, basılı evraklarının, kıyafetlerinin, taşıtlarının kullanılması mağdurda güven oluşumunu sağlayacaktır.
Somut olayda; sanık …’nün 07.08.2012 tarihinde … adına oluşturulmuş üzerinde kendi resmi bulunan sahte nüfus cüzdanı ile şikayetçi …’ın işlettiği … Rent a Car isimli oto kiralama işyerine giderek, üzerinde taşıdığı sahte nüfus cüzdanını kullanarak … plakalı otomobili 3 günlüğüne kiralayarak, oto kiralama sözleşmesi imzalayarak teslim aldığı otomobil ile birlikte işyerinden ayrıldığı,daha sonra şikayetçi … adına kayıtlı bulunan bu aracı … adına düzenlenmiş sahte nüfus cüzdanını kullanarak … 43.Noterliğinin 10.08.20012 tarih ve … yevmiye nolu motorlu araç satış sözleşmesi ile şikayetçi …’ya satarak aracı alıcıya teslim ettiği, bu olaydan yaklaşık 10 gün sonra, … sahte kimliğini kullanan gerçek kimliği tespit edilemeyen bir bayanın şikayetçi …’ın işlettiği … Rent a Car isimli oto kiralama işyerine giderek, üzerinde taşıdığı … adına düzenlenmiş sahte nüfus cüzdanını kullanarak … plakalı otomobili kiralayarak, oto kiralama sözleşmesi imzaladıktan sonra teslim aldığı otomobil ile birlikte işyerinden ayrıldığı, bu aracın kiralama süresi bitmeden …’ı arayan bir şahsın aracın satılık olup olmadığını sorarak, aracın kendisine satılmasını istediğini belirtmesi üzerine, şikayetçinin araç üzerinde bulunan GPS sistemi vasıtası ile aracı bularak takibe başladığı, ancak trafikte aracın izini kaybettiği, tekrar
aynı sistemi kullanarak aracın bulunduğu yeri tespit ederek,bulunduğu yere gittiğinde, kiraladığı aracın şikayetçi …’a ait oto galerinin önünde durduğunu görmesi üzerine, aracın bu sırada … 34.Noterliğinde satılmak üzere olduğunu oto galeri çalışanlarından öğrendiği,derhal olay yerinin yakınlarında bulunan … 34.Noterliğine şikayetçi Yasir ve polis ekibinin gittiklerinde, sanık …’yü suç üstü yakaladıkları, … 34.noterliğinde … plakalı otomobilin, şikayetçi …’e ait sahte nüfus cüzdanı ile satış sözleşmesini düzenleten sanık …’nün dışarıda oto galeride bekleyen kimliği belirsiz suç ortağının haber vermesi üzerine,vezneden noter satış ücretlerini ödemeden olay yerinden kaçmak istediği sırada polis görevlileri tarafından suç üstü yakalandığı,şikayetçi … ve polis görevlilerinin …’a ait oto galeri dükkanına gittikleri sırada burada bulunduğu ileri sürülen sanığın kimliği belirsiz suç ortağının ise olay yerinden kaçtığı, … 43.Noterliği ve … 34. Noterliği tarafından düzenlenen motorlu araç satış sözleşmeleri,sahte nüfus cüzdanları ve tüm dosya kapsamından sanığın eylemlerinin bu surette sübut bulduğu,sanığın mülkiyeti …’a ait bulunan … plakalı otomobilin …’e ait sahte nüfus cüzdanı kullanılarak …’ya satılmasın da Noterlik bir kamu hizmeti olup TCK’nın 158/1-d.maddesinde tanımlanan “kamu kurumu niteliğinde değilse de” sanığın sübuta eren dolandırıcılık eylemini, kamu kurumu niteliğinde ki Nüfus Müdürlüğü’nün maddi varlığı olan sahte nüfus cüzdanını kullanıp noterden satış yapmak suretiyle haksız menfaat temin ederek şikayetçiler … ve …’a karşı kamu kurumunun aracı kılınması suretiyle dolandırıcılık suçunu, sanığın sahte nüfus cüzdanı ile gerçeğe aykırı noter belgesi düzenlenmesine neden olarak da resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğinin sabit olması karşısında; anılan madde ile uygulama yapılması sonucu itibariyle doğru olduğundan tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
1-Sanık hakkında şikayetçi …’a karşı işlediği dolandırıcılık suçu yönünden yapılan temyiz incelemesinde;
5271 sayılı CMK’nın 231. maddesine göre verilen ve davayı sonuçlandırıcı nitelikte olmayan “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ilişkin karara karşı aynı kanunun 231/12. maddesine göre itiraz yolu açık olup temyiz olanağı bulunmadığından, 5271 sayılı CMK’nın 264. maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunda merciin
belirlenmesinde yanılma, başvuran sanık müdafinin haklarını ortadan kaldırmayacağından temyiz dilekçesinin itiraz dilekçesi olarak kabulü ile dosyanın incelenmeksizin iade edilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE,
2- Sanık hakkında şikayetçi …’ya karşı işlediği dolandırıcılık suçu ve resmi belgede sahtecilik suçları yönünden yapılan temyiz incelemesinde;
Sanık hakkında şikayetçi …’a karşı işlediği dolandırıcılık suçu sübut bulmasına rağmen açılan kamu davasında sanığın eyleminin tek suç oluşturduğu ve diğer şikayetçiler karşı işlenen suç için sanığın hakkında hüküm kurulduğu gerekçesiyle TCK 158/1-d maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi ile sanık hakkında şikayetçilere karşı gerçekleştirdiği eylemlerinde … 43.Noterliği ve … 34. Noterliği tarafından düzenlenen motorlu araç satış sözleşmeleri ile … ve …’a ait sahte nüfus cüzdanlarını kullanması nedeniyle sahtecilik suçundan 5237 sayılı TCK’nın 204.maddesinin iki kez uygulanmasının gerekmesi karşısında TCK 43.maddenin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedenleri yapılmamıştır.
5237 sayılı TCK’nın 204/1 maddesi gereğince verilen 3 yıl hapis cezasının aynı yasanın 204/3. maddesi gereğince 1/2 oranında artırılarak 4 yıl 6 ay hapis cezasının, TCK 43/1. maddesi gereğince 1/2 oranında arttırılarak verilen 6 yıl 9 ay hapis cezasının aynı yasanın 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirilmesi sırasında 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası verilmesi gerektiği gözetilmeden 5 yıl 7 ay hapis cezası verilerek eksik ceza tayini, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 01.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.