YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/2044
KARAR NO : 2021/9026
KARAR TARİHİ : 24.11.2021
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki işyeri sigortasından kaynaklanan rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili; 17.10.2014 tarihinde meydana gelen aşırı yağış sonrası davalının maliki, bakım ve onarımından sorumlu olduğu ana kanalizasyon şebekesinin taşarak geri teptiğini ve davacı şirkete sigortalı … Tekstil İmalat Sanayi Ltd. Şti.’nin hasara uğradığını, 243.219,00 TL’lik tazminatın 05/12/2014 tarihinde sigortalısına ödendiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla sigortalısına ödenen 243.219,00 TL’nin 05/12/2014 tarihi itibariyle değişen oranda avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere göre; davanın kısmen kabulü ile TBK 52/1 maddesi gereği %30 oranında indirim yapılarak 170.253,30 TL’nin ödeme tarihi olan 05/12/2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Hükmüne uyulan Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 29/05/2019 gün ve 2016/5133 Esas 2019/6976 karar sayılı ilamında “dava konusu uyuşmazlığın çözümünde Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmesi gerektiği” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonrasında görevli mahkemece, davanın kabulü ile 243.219,00 TL’nin ödeme tarihi 05/12/2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, işyeri sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Dava konusu su basma olayının 17.10.2014 tarihinde meydana gelen yoğun yağış sırasında ASKİ’ye ait ana kanalizasyon hattı ve rögarın yetersiz kalması sonucu taşma yapan pis suların -1 kattaki WC ve mutfak giderlerinden geri teperek -1 ve -2 katta hasara sebebiyet verdiği, dosyada yer alan mimari projeye göre, 1. bodrum kat ve 2. bodrum katın garaj, ısı merkezi, sığınak olarak düzenlenmiş olmasına rağmen, yerinde yapılan incelemede su baskınına maruz kalan bu alanların malzeme deposu ve imalathane olarak kullanıldığı tespit edilmiştir.
Mahkemece alınan ek raporda, zararın meydana geldiği alanın mimarı projeye aykırı kullanımının su baskınının meydana gelmesini arttırıcı bir durum yaratmadığı, binanın projeye aykırı kullanımının su baskınına hiçbir etkisi olmadığı, taşınmazın projeye uygun kullanılmış olsaydı dahi su baskınının yaşanacağı görüşü belirtilmiş, buna göre bu hususta müterafik kusur indirimi yapılmadan karar verilmiştir.
Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun 52. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise, hakim tazminat miktarını hafifletebilir.
Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır.
Somut olayın anlatılan özellikleri göz önüne alındığında, dava dışı sigortalının depo olarak kullandığı zarar gören bu alanları mimari projeye aykırı kullanımı müterafık kusur olarak kabul edilerek, hükmolunan tazminattan takdiri oranda indirim yapılmak suretiyle karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm tesisi doğru görülmemiş hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 24/11/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.