Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/19263 E. 2013/3361 K. 25.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/19263
KARAR NO : 2013/3361
KARAR TARİHİ : 25.02.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanık …’in, pazar yerinde şikayetçi …’ye “bul karayı, al parayı” diye tabir edilen oyunu 10 TL. karşılığında oynattığı, şikayetçinin oyun bedeli için 100 TL. verdiği, şikayetçinin para üzerini istemesine rağmen sanığın tüm parayı kaybettiğini söylediği, böylelikle hileli şekilde şikayetçiden menfaat temin ettiği anlaşıldığından, eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Hapis cezasının alt sınırdan tayin edilmesine rağmen, adli para cezasının belirlenmesi sırasında, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeye dayanarak tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle sanığa fazla ceza tayini,
2-Sanık hakkında verilen cezanın TCK.’nın 58/6 maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken, tekerrüre esas alınan mahkumiyet hükmünün karar yerinde belirtilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün, 5320 sayılı Kanun’un 8/1.maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından, adli para cezasına bölümün tamamen çıkartılıp yerine, “sanığın 5237 sayılı TCK’nın 157. maddesi gereğince 5 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı kanunun 52. maddesi uyarınca verilen 5 gün adli para cezasının mahkemenin takdirine bağlı kalınarak günlüğü 20,00 TL ‘den çevrilmek üzere sonuç olarak 100,00 TL. adli para cezası ile cezalandırılmasına” denilmesi ile hükme yönelik aleyhe temyiz bulunmaması nedeniyle halen yürürlükte bulunan 326/son maddesinde belirtilen, lehe temyiz davası üzerine aleyhe değiştirilmemesi kuralı uyarınca, sabıkasındaki tekerrüre esas olabilecek ilamlardan ceza miktarı bakımından en hafif olanının dikkate alınması gerektiği de gözetilerek, tekerrüre ilişkin kısmın çıkartılarak yerine, “sanığa ait adli sicil kaydına göre, Eğirdir Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2003/108-2007/40 E-K sayılı mahkumiyet kararı nedeniyle, sanığa verilen cezanın TCK.nın 58/6-7 maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine” şeklinde yazılmak suretiyle, sair yönleri usul ve yasaya uygun hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 25.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.