Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/9901 E. 2013/17636 K. 18.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/9901
KARAR NO : 2013/17636
KARAR TARİHİ : 18.11.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu, TCK’nın 158/1-f maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin gerekçesinde de; “Dolandırıcılık suçunun, bilişim sistemlerinin,banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi de, birinci fıkranın (f) bendinde bu suçun bir nitelikli unsuru olarak kabul edilmiştir. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının, özellikle bu kurum ve kuruluşları temsil edenlerin, kurum ve kuruluşları adına hareket eden kişilerin, başkalarını kolaylıkla aldatabilmeleri bir güven kurumu olan bu kuruma güvenin sarsılması bu kurumların araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu, nitelikli hâl saymıştır. Bilişim sisteminin aldatılmasından söz edilemeyeceği için, ancak bu sistemin araç olarak kullanılarak bir insanın aldatılması yani dolandırılması halinde bu bendin uygulanması mümkündür. Aksi halde yani sisteme girilerek bir kişi aldatılmayıp sistemden yararlanılarak çıkar sağlanmışsa bilişim suçu veya bilişim sistemi kullanılmak suretiyle hırsızlık suçunun oluşması söz konusu olacaktır. Bilişim sisteminden maksat,verileri toplayıp,yerleştirdikten sonra bunları otomatik işlemlere tâbi tutma olanağını veren manyetik sistemlerdir. Günümüzde bilişim sistemleri ile sesli-görüntülü haberleşme, elektronik imzanın kabulü, yeni ticari ilişkiler, internet bankacılığı hizmeti ile para transferleri ve bunlar gibi
pek çok yenilik toplumsal hayata girmiş, bilişim gerek iş gerekse günlük hayatta vazgeçilemeyecek kadar önemli bir noktaya ulaşmış, bilişim teknolojileri daha hızlı ve ucuz bir nitelik arz etmesi nedeniyle, klasik yöntemlere nazaran daha fazla tercih edilir duruma gelmiştir. Bu sistemlerin güvenle kullanılması, aynı anda hızlı ve kolayca birçok kişi tarafından ulaşılması ve diğer taraftaki failin kontrol imkanını azaltması nedeniyle nitelikli hal sayılmıştır. Banka ya da kredi kurumlarının araç olarak kullanıldığından söz edilebilmesi için,dolandırıcılık fiili gerçekleştirilirken bankaların olağan faaliyetlerinden ya da bu faaliyeti yürüten sujelerden hileli araçlar kullanılarak yararlanılması veya banka ve kredi kurumlarının olağan faaliyetleri nedeniyle üretmiş oldukları maddi varlıkların suçta araç olarak kullanılarak haksız çıkarın elde edilmesi gerekir. Bankaların, ödeme aracı olarak kullanılması halinde bu fıkra uygulanamayacaktır.
Sanığın, Marmaris ilçesinde seyyar olarak konfeksiyon ürünleri satan katılanın yanına yaklaşarak onunla tanıştığı ve katılandan kartvizitini isteyerek yanından ayrıldığı, bir süre sonra katılanı cep telefonundan arayıp kendisini … olarak tanıttığı, çocuk giyimi almak istediğini söylediği ve suça suça konu … Bankası … Şubesine ait 30.11.2007 keşide tarihli … nolu hamiline yazılı … Tur şirketine ait sahte olarak düzenlenmiş çeki katılana faksladığı, katılanın çeki bankaya sorduğunda sağlam olduğunu öğrendiği, tarafların buluştukları, sanığın 7.500 TL değerinde mal alıp karşılığında 9.000 TL değerindeki suça konu çeki verdiği, bir süre sonra da 1.500 TL değerinde mal alacağını, bu nedenle faturayı sonra alacağını söylediği ve çekin arkasını … ismiyle imzalayarak katılana verdiği, ertesi gün, katılanı tanıyan tanık …’ın, katılanı arayarak, mallarının Marmaris’te yarı fiyatına sanık ve temyiz dışı arkadaşı … tarafından satıldığını bildirdiği, katılanın sanığı teşhis ettiği, böylece sanığın kendisini … olarak tanıtıp sahte çeki ciro ederek katılana vermek suretiyle nitelikli dolandırıcılık ve sahtecilik suçlarını işlediğinin iddia edildiği olayda;
Gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması açısından; öncelikle ilgili bankaya yazı yazılarak çekin sahte olup olmadığının kesin olarak sorulması, çekin keşidecisi olarak görünen … Tur isimli şirketin yetkililerinin dinlenerek suça konu çekin kendilerine ait olup olmadığı, çekteki yazı ve imzaların kendileri tarafından imzalanıp imzalanmadığı, birinci ciranta olarak görünen … isimli kişiyle irtibatının bulunup bulunmadığı, çeki bu kişiye verip vermedikleri hususlarının sorulması, birinci ciranta olarak görünen …’nın gerçekte var olup olmadığı hususunun araştırılması, böyle bir kişi bulunuyor ise, ayrıntılı olarak beyanının alınarak, suça konu çekin de gösterilmesi suretiyle, çekin ön yüzünde yer alan yazı ve imzalar ile ciroda yer alan imzanın kendisine ait olup olmadığı, çekin keşidecisi olarak görünen … şirketi ile ne tür bir ticari ilişki sonucunda çeki aldığı, sanığı tanıyıp tanımadığı, bu çeki sanığa kendisinin verip vermediği, vermiş ise hangi hukuki ve ticari ilişki gereği verdiği hususlarının sorulması, bu çekle ilgili elinde bulunan fatura, irsaliye veya sözleşmenin bu kişiden alınarak dosya içine konulması, daha sonra, keşideci olarak görünen
… Şirketi yetkilisinin, birinci ciranta olan …’nın yazı ve imza örnekleri ile mukayeseye uygun yazı ve imza örneklerinin alınarak, çekin ön yüzünde ve arka yüzünde yer alan keşideci ve ciranta imzaları ile diğer yazıların eli ürünü olup olmadıklarının tespiti için suça konu çekle ilgili yeni bir ekspertiz raporunun aldırılması, katılana ait malların, Marmaris’te sanık ve arkadaşı tarafından satıldığının katılanın arkadaşı olan … tarafından ihbar edildiği belirtilmekle, bu kişiyle sanığın mahkemede yüzleştirilerek, temyiz dışı … ile birlikte giyim eşyasını yarı fiyatına satan kişinin sanık olup olmadığının kesin olarak belirlemesi, bu mümkün olmadığı taktirde sanığın teşhise elverişli yeni çekilmiş fotoğraflarının temin edilerek bu tanığın kesin teşhisinin sağlanmasından sonra toplanan tüm delillerin birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiren, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hükmolunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18/11/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.