YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/908
KARAR NO : 2013/14512
KARAR TARİHİ : 01.10.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanığın satış müfettişi olarak çalıştığı … Gıda Anonim Şirketi’nde şirket müşterilerinden tahsil ettiği paraları şirket hesabına aktarmamak suretiyle güveni kötüye kullandığı belirtilerek açılan davada;
Yeminli mali müşavir … tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda, sanığın onüç ayrı tahsilat makbuzu ile aldığı 43.091,00 TL ve bir adet çek ile aldığı 2.782,00 TL’yi şirket hesaplarına aktarmadığının belirtildiği halde aynı belgeler üzerinde inceleme yapan mali uzman-ekonomist … tarafından düzenlenen raporda şikayet konularının doğruluğunun saptanamadığının belirtmiş olması karşısında, maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkartılması açısından konunun uzmanlarından oluşacak üç kişilik bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılarak elde edilecek sonuca göre sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
Tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin uygulanmaması,
Kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Sanığın kovuşturma ve soruşturma aşamasında suçlamaları kabul etmediği, cezanın sanığın savunmasının aksinin kabulü ile verildiği halde sanığın pişmanlık gösterdiği gerekçesi ile cezanın ertelenmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 01.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.