YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/928
KARAR NO : 2021/16735
KARAR TARİHİ : 28.12.2021
Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi …Hukuk Dairesi
Dava, iş kazasından sigortalının sürekli iş göremezliği nedeniyle maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul ve kısmen reddine dair verilen karara karşı, davalı vekilinin istinafa başvurması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi ….Hukuk Dairesince istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesince verilen kararın davalı vekili tarafından süresi içersinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I- İSTEM:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 29.07.2012 tarihinde iş kazası geçirmesi nedeniyle belirsiz alacak davası niteliğinde 15.000 TL maddi tazminat ile 75.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili ıslah dilekçesiyle; maddi tazminat istemini 185.587,38 TL’ye artırmıştır.
II- CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle:açılan davanın yerinde olmadığını, davacının meydana gelen kazada tam ve tek kusurlu olduğunu, davalı işverenin işçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda tüm önlemleri aldığını, davacının talep etmiş olduğu tazminat miktarlarının fahiş olduğunu belirterek, açılan davanın reddini istemiştir.
III- MAHKEME KARARI:
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk derece mahkemesince; “açılan davanın kısmen kabulüne; davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile toplam 185.587,38 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 29.07.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine.
Davacının manevi tazminatının kısmen kabulü ile toplam 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 29.07.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine. Fazlaya ilişkin talebin reddine” karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI:
Bölge Adliye Mahkemesince “ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalının istinaf başvurusunun esastan reddine” karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle: Bu dosyada kusur raporu alınmamasının hatalı olduğunu, SGK müfettişi raporunda %60, kendileri tarafından açılan hasar dosyasında ise %80 kusur verilmesinin çelişki yarattığını, müvekkilinin kusursuz olduğunu, işçinin tam kusurlu olduğunu, Davacının istiap haddinin üzerinde yüklü olan, fren arızası bulunan araçta rampa aşağı giderken 2. vitese geçerek kazaya kendisinin sebep olduğunu Ceza Dava Dosyasında asli kusurun işçide olduğunun kabul edildiğini, 50-70 Tonluk araçların iş makinesi sınıfında olduğunu bu aracın ise 25 Tonluk olup E Sınıf ehliyetle kullanılabileceğini, kamyonda aşırı tonaj olmadığını, işyerinde gerekli tüm önlemler alınmış iş güvenliği eğitimi verilmiş olduğunu, araçta bir arıza olması halinde şantiye şefi …’a bildirilmesi gerektiği halde bilgi verilmediğini, davacının fazla çalıştığına dair bir delil olmadığını, Yüksek Sağlık Kurulu ve Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini, hesaba itirazların karşılanmadığını bakiye ömrün fazla hesaplandığını, hesap parametrelerinin hesaplama yöntemine uygun olmadığını, ücret kabulünün hatalı olduğunu, SGK gelirinin tenzil edilmemesinin hatalı olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplerle temyiz kapsam ve nedenlerine göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2- Dava 29.07.2012 tarihli iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesine ilişkindir.
Mahkemece hükme esas alınan kusur oranlarının yerinde olmakla beraber taraflar arasında davacı sigortalının iş kazası sonucu tespit olunan sürekli iş göremezlik oranı noktasında uyuşmazlık bulunduğu anlaşılmaktadır.
Somut olayda olduğu gibi Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmayan zararın ödetilmesine ilişkin davalarda (tazminat davaları) öncelikle haksız zenginleşmeyi ve mükerrer ödemeyi önlemek için Kurum tarafından sigortalıya bağlanan gelirin peşin sermaye değerinin tazminattan düşülmesi gerektiği Yargıtay’ın oturmuş ve yerleşmiş görüşlerindendir. Diğer yandan, sigortalıya bağlanacak gelir ve hükmedilecek tazminatın miktarını doğrudan etkilemesi nedeniyle, işçide oluşan meslekte güç kayıp oranının hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeksizin kesin olarak saptanması gerekir.
5510 sayılı Yasa’nın 18 nci maddesinde Kurumca yetkilendirilen hekim veya sağlık kurullarından istirahat raporu alınmış olması şartıyla; iş kazası nedeniyle iş göremezliğe uğrayan sigortalıya her gün için geçici iş göremezlik ödeneği verileceği, 19 ncu maddesinde iş kazası sonucu oluşan hastalık ve özürler nedeniyle Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık Kurulları tarafından verilen raporlara istinaden Kurum Sağlık Kurulunca meslekte kazanma gücü en az %10 oranında azalmış bulunduğu tespit edilen sigortalıya sürekli iş göremezlik geliri bağlanacağı; iş kazası ve meslek hastalığı sonucu sürekli iş göremezlik hallerinde meslekte kazanma gücündeki kayıp oranının belirlenmesine ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esasların Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği bildirilmiştir.
5510 sayılı Yasa’nın 95. maddesine göre “Bu Kanun gereğince, yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, çalışma gücü kaybı, geçici iş göremezlik ödeneklerinin verilmesine ilişkin raporlar ile iş kazası ve meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücü veya çalışma gücü kaybına esas teşkil edecek sağlık kurulu raporlarının usûl ve esaslarını, bu raporları vermeye yetkili sağlık hizmeti sunucularının sahip olması gereken kriterleri belirlemeye, usulüne uygun olmayan sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeleri düzenleyen sağlık hizmet sunucusuna iade edecek belirlenen bilgileri içerecek şekilde yeniden düzenlenmesini istemeye Kurum yetkilidir. Usulüne uygun sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeler ile gerekli diğer belgelerin incelenmesiyle; yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, vazife malullük derecesini, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu tespit edilen meslekte kazanma gücünün kaybına veya meslekte kazanma gücünün kaybı derecelerine ilişkin usûlüne uygun düzenlenmiş sağlık kurulu raporları ve diğer belgelere istinaden Kurumca verilen karara ilgililerin itirazı halinde, durum Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır.
Kural olarak Yüksek Sağlık Kurulunca verilen karar Sosyal Güvenlik Kurumunu bağlayıcı nitelikte ise de, diğer ilgililer yönünden bir bağlayıcılığı olmadığından Yüksek Sağlık Kurulu Kararına itiraz edilmesi halinde inceleme Adli Tıp Kurumu aracılığıyla yaptırılmalıdır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 28.06.1976 günlü, 1976/6-4 sayılı Kararı da bu yöndedir.
Adli Tıp 3. İhtisas Kurulundan alınacak rapor ile Yüksek Sağlık Kurulu Kararı arasında sürekli iş göremezlik oranına yönelik görüş ayrılığı bulunduğu takdirde çelişkinin giderilmesi için dosyanın Adli Tıp 2. Üst Kuruluna gönderilerek çıkacak sonuca göre karar verilmesi gerekir.
Bu açıklamalar doğrultusunda somut olayda davacının 29.07.2012 tarihinde geçirdiği iş kazası neticesinde Kurum sağlık kurulunca sürekli iş göremezlik oranı %17,2 olarak tespit edilmiş ise de; davalı vekilince bu rapora itiraz dermeyan edildiği dikkate alınarak, bu itirazın karşılanması için yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde öncelikle Yüksek Sağlık Kurulundan ve giderek Adli Tıp 3. İhtisas Kurulundan ve gereği halinde Adli Tıp 2. Üst Kurulundan rapor alınmak suretiyle davacının sürekli iş göremezlik oranının kesinleştirilmesi, kesinleşen bu sürekli iş göremezlik oranının maddi tazminat hesabında hükme esas alınan 30.09.2019 tarihli hesap raporuna uygulanması, hesap raporunda dikkate alınan diğer veriler ile beraber işlemiş devre tarihinden sonra yürürlüğe giren asgari ücretteki farkların da rapora yansıtılmaması, öte yandan bu kesinleşmiş sürekli iş göremezlik oranı üzerinden sigortalıya bağlanacak gelirin ilk peşin sermaye değeri ile geçici iş göremezlik ödeneğinin rücuya kabil kısmının bu hesap raporundan 6098 sayılı TBK 55.maddesi gereğince tenzili ile maddi tazminat alacağının belirlenmesi ve uygun bir manevi tazminat belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davalının sürekli iş göremezlik oranına itirazı karşılanmadan hüküm tesisi hatalı olmuştur.
Mahkemece, açıklanan bu maddi ve hukuki esaslar gözetilmeden yazılı biçimde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilerek … Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesinin, davalının istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde ilgiliye iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 28.12.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.