Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/24703 E. 2013/8534 K. 08.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/24703
KARAR NO : 2013/8534
KARAR TARİHİ : 08.05.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, Mühürde Sahtecilik
HÜKÜM : Beraat, Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıklar müdafinin 25.02.2009 tarihinde temyizden vazgeçtiği anlaşılmakla, katılan vekilinin temyiz istemi ile sınırlı olarak yapılan incelemede;
1-Sanıklar hakkında mühürde sahtecilik suçundan kurulan hükümler bakımından yapılan temyiz isteğinin incelenmesinde;
5271 Sayılı CMK’un 231.maddesine göre verilen ve davayı sonuçlandırıcı nitelikte olmayan “hükmün açıklanmasını geri bırakılmasına” ilişkin karara karşı aynı kanunun 231/12.maddesine göre itiraz yolu açık olup temyiz olanağı bulunmadığından 5271 Sayılı CMK’un 264.maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunda merciin belirlenmesinde yanılma, başvuran sanığın haklarını ortadan kaldırmayacağından temyiz dilekçesinin itiraz dilekçesi olarak kabulü ile görevli ve yetkili ilk derece mahkemesince itiraz konusunda inceleme yapılması için, dosyanın incelenmeksizin iade edilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE,
2-Sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan hükümler bakımından yapılan temyiz isteğinin incelenmesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.

Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık …’in …Turizm AŞ’nin muhasebe işlerini yaptığı, … adresinden Türkiye İŞ Kurumu… Şube Müdürlüğü Sıhhiye/…” adresine gönderilen… barkod numaralı gönderi ile yine … adresinden … Sigorta Müdürlüğüne” gönderilen … barkod nolu gönderinin içeriğini hazırlayıp bu gönderilerin üzerine basılan A-… Şubesi … damgalarını sahte olarak basıp gerçek damgalı PTT gönderilerinin içine koyduğu, yerine ulaşmasını sağlayarak PTT’nin zararına kendi lehine menfaat sağladığı iki kez aynı eylemi tekrarladığı, bu yöntem ile zamanında yapılması gereken işe giriş bildirgesi beyanını süresinde yapmaması nedeniyle şirketin ödeyeceği cezadan kurtulmak için sahte eski tarihli gönderi damgası kullandığı, yine aynı şekilde ve aynı yöntemle “…Yapı Denetim LTd Şti” nin muhasebecisi olan sanık …’ın bu şirket adına SSK il müdürlüğü …adresine gönderilen mektup üzerindeki “Yenişehir Şubesi 30.12.2006 …-A-040”ibareli ücret alma makinesinin tatbikinin de sahte olduğu, yine aynı amaçla bu gönderinin üzerine geçmiş tarihli damga tatbik edilerek gerçek taahhütlü gönderilerin içine konmak suretiyle işlem görmesini sağladığı, kullanılan bu tarih damgası ve ücret alma makinesinin barkotunun sahte olduğunun iddia edildiği somut olayda; katılan kurumun zararının bulunmadığı anlaşılmakla dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşmadığına dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 15.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.