Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/15183 E. 2013/5885 K. 14.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/15183
KARAR NO : 2013/5885
KARAR TARİHİ : 14.05.2013

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve kasten yaralama suçlarından sanıklar …, … ve …’in yapılan yargılamaları sonunda; sanık …’in kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkûmiyetine, kasten yaralama suçundan açılan kamu davasının şikâyetten vazgeçme nedeniyle düşmesine, sanıklar … ve …’in kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatlerine, kasten yaralama suçundan açılan kamu davalarının şikâyetten vazgeçme nedeniyle düşmesine dair … 1. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 27.02.2008 gün ve 2006/245 Esas, 2008/51 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Mağdurun aşamalardaki anlatımları, tanık beyanları, mağdur hakkındaki adli raporlar, sanıkların kısmen ikrar içeren savunmaları ve tüm dosya içeriğinden, suç tarihinde akrabaları olan tanık Orhan’ın kavga ettiğini telefonla söylemesi üzerine olay yerine gelen sanıkların, kavga olayına karıştığını öğrendikleri mağdura vurmaya başladıkları, sanıklardan Erhan’ın sopa ile vurması üzerine bayılan mağduru araca bindirdikleri, yolda sanık …’ın mağdura … attığı, bu şekilde Sülemiş Tepesine gittikleri ve sonrasında geri dönerek mağduru aldıkları yere bıraktıklarının anlaşılması karşısında, sanıkların fiil üzerinde müşterek hakimiyet kurmuş oldukları gözetildiğinde eylemlerinin TCK.nın 37/1. maddesine göre fail olarak birlikte gerçekleştirdikleri eylemlerinin cebir kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu gözetilerek, her üç sanığın TCK.nın 109. maddesinin 2. fıkrası ile cezalandırılmalarına karar verilmesi yerine, sanık …’ın aynı maddenin 1. fıkrası ile cezalandırılmasına, sanıklar Tahsin ve …’in ise yazılı şekilde beraatlerine karar verilmesi,
Mağdurun yaralanmasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin gerçekleşmediğinin anlaşılması karşısında, sanıkların yaralama eylemlerinin TCK.nın 109. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun cebir unsurunu oluşturup, haklarında kasten yaralama suçundan ayrıca düşme hükmü verilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Kabul ve uygulamaya göre ise;
Sanık …’ın diğer sanıklarla birlikte rızası dışında cebir kullanarak araca bindirdikleri mağdura aynı zamanda araç içerisinde de … atarak şahsına zarar verdiğinin anlaşılması karşısında hakkında TCK.nın 110. maddesinin uygulanamayacağı gözetilmeyerek eksik ceza tayini,
Sanık … hakkında hapis cezasına mahkûmiyetinin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı TCK.nın 53/3. maddesine göre 53/1-c madde ve bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velâyet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun koşullu salıvermeye kadar uygulanacağı, alt soyu haricindekiler yönünden ise bu hak yoksunluğunun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı, O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.