YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/15383
KARAR NO : 2013/6683
KARAR TARİHİ : 28.05.2013
6136 sayılı Kanuna aykırılık, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve mala zarar verme suçlarından sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetine dair … 1. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 25.01.2008 gün ve 2007/712 Esas, 2008/16 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Anayasa Mahkemesi’nin 07.10.2009 tarih ve 27369 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 23.07.2009 gün ve 2006/65 Esas, 2009/114 sayılı iki bin liraya kadar (iki bin dahil) para cezalarına dair hükümlerin temyiz olunamayacağına ilişkin 1412 sayılı CMUK.nın 305. maddesinin 3842 ve 5219 sayılı Kanunlar ile değişik (1) numaralı bendinin Anayasa’ya aykırı olması nedeniyle iptaline ilişkin kararı 07.10.2010 tarihi itibarıyla yürürlüğe girmiş olmakla birlikte, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 21.06.2005 gün ve 61/82 sayılı Kararında vurgulandığı üzere, hükmün temyiz edilebilir olup olmadığını belirleme bakımından hüküm tarihindeki kanuni düzenlemenin dikkate alınması gerektiği, bu itibarla hüküm tarihinde yürürlükte bulunan CMUK.nın 305/1. maddesi gereğince cezaların miktarına göre kesin olan sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün temyiz kabiliyeti bulunmadığından 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 317. maddesi uyarınca sanık müdafiin bu hükme yönelik temyiz isteminin REDDİNE,
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükme yönelik temyize gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
TCK.nın 53/3. maddesi uyarınca aynı Kanunun 53/1-c maddesinde düzenlenen kendi alt soyu üzerindeki velâyet, vesayet ve kayyımlık haklarından yoksunluğun koşullu salıverilmeye, diğerleri üzerindeki vesayet ve kayyımlık yetkileri yönüyle ise hak mahrumiyetinin infaz tamamlanıncaya kadar hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı
CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın 1412 sayılı CMUK.nın 322. maddesinin verdiği yetki uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, TCK.nın 53/1. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm hükümden çıkarılarak yerine “Sanığın TCK.nın 53/1. maddesinin (a), (b), (d), (e) bentlerinde belirtilen haklarından mahkûm olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, (c) bendindeki haklarından yalnız kendi alt soyu üzerindeki velâyet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilmesine kadar, diğer kişiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
6136 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükme yönelik temyize gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın ekonomik ve şahsî hâlleri göz önünde bulundurularak hakkında TCK.nın 52/4. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerekirken “Sanığa verilen 6.000 TL adli para cezasının hürriyeti bağlayıcı cezadan çevrildiği” şeklindeki yetersiz ve yasal olmayan gerekçe ile uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK.nın 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile değişik CMK.nın 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceği hususunun 6008 sayılı Kanunun 7. maddesi gözetilip mahkemesince değerlendirilmesi zorunluluğu,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun 12.07.2011 gün ve 233 sayılı Kararı ile … ilçesi adli teşkilatı kapatıldığından, dosyanın … 47. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.