Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/9762 E. 2013/6387 K. 22.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/9762
KARAR NO : 2013/6387
KARAR TARİHİ : 22.05.2013

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan sanıklar …, … ve …’ın yapılan yargılamaları sonunda; sanıklar … ve …’in atılı suçtan mahkûmiyetlerine, sanık … hakkında müsnet suçtan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair … 2. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 24.06.2008 gün ve 2006/1315 Esas, 2008/1178 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanıklar müdafii ve katılan mağdure vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Mahkemece sanık … hakkında atılı suçtan dolayı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/5. maddesi gereğince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın, aynı Kanunun 231/12. maddesi uyarınca itirazı kabil kararlardan olup temyiz yeteneğinin bulunmadığı anlaşıldığından, katılan mağdure vekilinin adı geçen sanık hakkında verilen hükme yönelik temyiz isteminin aynı Kanunun 264. maddesi hükmüne göre itiraz niteliğinde kabul edilip gerekli karar, mahallinde merciince verilmek üzere temyiz incelemesinin sanıklar … ile … haklarında atılı suçtan kurulan mahkûmiyet hükümleriyle ilgili sanıklar müdafii ile katılan mağdure vekilinin temyizleriyle sınırlı olarak yapılmasına ve katılan mağdure vekilinin kanuni olarak … bulunmadığından, vâki duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 318. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin de duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Suç tarihinden önce … ilçesinde yaşayıp kasap dükkanı işleten sanık …’in 2005 yılı Haziran ayında resmî nikahlı eşinden boşanmasının ardından, ilçeye bağlı … Köyündeki ilköğretim okulunda öğretmenlik yapan mağdureyi görünce hoşlandığı ve yakın arkadaşı olan sanık … kanalıyla değişik zamanlarda mağdureye arkadaşlık teklifinde bulunup evlenmek isteğini iletmesine karşılık, mağdurenin anılan teklifi ısrarla reddetmesi üzerine sanık …’le birlikte mağdureyi evlenmek amacıyla kaçırmaya karar verdiği, bu kapsamda 20.10.2006 gecesi ilçe merkezindeki pastanede öğretmen arkadaşıyla buluşup saat 23:00 sularında tanık … tarafından evine yakın bir yerde bırakılan mağdureyi araçla takip eden sanıklardan …’in yol kenarında yürümekte olan mağdurenin yanında duran otomobilden inip daha önce yaptığı
teklifi yinelemesinin ardından, tekrar red yanıtı alması üzerine mağdureyi kollarından tutup sürükleyerek şoförlüğünü sanık …’in yaptığı aracın arka koltuğuna bindirip kapıyı örtmeye çalıştığı ve mağdurenin bağırıp yardım istemesi üzerine, sanık …’in hareket etmesi nedeniyle ayakları aracın dışında kalan mağdurenin 20-30 metre kadar sürüklenmesi sonucunda ayakkabılarının yırtılıp yola düştüğü ve mağdurenin ayaklarından 01.11.2006 günlü, 3279 sayılı kesin doktor raporunda belirtildiği gibi yaşamını tehlikeye sokmayıp basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek derecede hafif şekilde yaralandığı ve bu durumu gören sanık …’in aracı durdurmasının ardından ayakları araç içine sokularak zorla ilçeden kaçırılan mağdurenin sanıklarca … iline getirilerek … ilçesinde yaşayıp sanık …’in kardeşi olan Yıldız’ın evinde dört gün boyunca rızası dışında tutulduktan sonra 25.10.2006 günü yapılan ihbara istinaden anılan binaya gelen polis memurlarınca sanık … ile mağdurenin binanın çatısında bulunduğu tüm dosya içeriğinden anlaşılmakla, olayın gelişim şekli ile sanıkların suç işleme kastının yoğunluğu, suçun işleniş özellikleri ve temadi eden eylemin süresi göz önüne alınarak hakkaniyet ilkesi uyarınca sanıklar haklarında ceza tayin edilirken asgari hadden uygun miktarda ayrılmak suretiyle ceza tayin edilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle eksik ceza tayini,
Oluşa ve savunmaya göre, sanıkların içlerinden … ile evlenmesini sağlamak maksadıyla mağdureyi kaçırdıklarının anlaşılması karşısında, suçun cinsel amaçla işlendiği göz önüne alınarak sanıklar haklarında TCK.nın 109/2-3b. maddesi uyarınca belirlenen cezaların aynı maddenin 5. fıkrası ile artırılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafii ile katılan mağdure vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun 15.07.2011 tarih ve 1364 sayılı kararı ile … 2. Asliye Ceza Mahkemesi kapatıldığından, dosyanın … 48. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.