Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/66071 E. 2013/10037 K. 30.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/66071
KARAR NO : 2013/10037
KARAR TARİHİ : 30.05.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
01.05.2003 yılında … İlinde olay yerinide etkileyecek şekilde meydana gelen deprem nedeniyle, sanıkların evlerinin zarar gördüklerini beyan ederek ilgili komisyona başvurdukları ve evlerinde meydana gelen zararın niteliğine göre maddi yardım aldıkları, fakat daha sonra yapılan araştırmada sanıklardan …’in yirmi yıldır başka yerde ikamet ettiği ve kendisinin depremden zarar gördüğü iddiasıyla yardım aldığı evin başkasına ait olduğu ve bu evinde zarar görmediği, sanık …’in on beş yıldır köyde ikamet etmediği, hasarlı olarak gösterilen evin depremden önce yıkık olduğunun tespit edildiği bu şekilde sanıkların dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda; depremden hemen sonra Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Afet İşleri Genel Müdürlüğünce 26.05.2003 günü yapılan tespitte; sanık …’a ait konutun ağır hasar görüp yıkıldığının belirlendiği, yapılan ilan üzerine sanığın tarihsiz basılı form ile ağır hasar talep ve taahhütnamesi doldurarak imzalayıp …Köyü muhtarına onaylatarak Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Afet İşleri Genel Müdürlüğüne ibraz ettiği, Afet Yasasının uygulanmasına ilişkin yönetmelik gereğince oluşturulan komisyonca yapılan tespitte, deprem nedeniyle zarar gören binaların muhtar, ihtiyar heyeti ve teknik heyetçe tek tek gezilerek incelendiğinin belirlendiği, aynı şekilde yönetmelik doğrultusunda mahalli hak sahipliği inceleme komisyonunun 22.08.2003 günlü sayısız karar ile sanığın 5. Sırada ağır hasardan hak sahibi kabul edildiği, bu karara dayanılarak sanığa “evini yapana yardım” uygulaması kapsamında kredi verildiğinin anlaşılması karşısında, sanığın deprem afetinde evinin yıkılmış olması ve hak sahibi olarak belirlenmesinde bir usulsüzlük bulunmaması, diğer sanık …’un meydana gelen deprem afeti nedeniyle hak sahibi olmak için herhangi bir müracaatının olmaması ve hak sahibi olarak belirlenmemesi gerekçelerine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 30.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.