YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/484
KARAR NO : 2013/6565
KARAR TARİHİ : 27.05.2013
Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan sanıklar … ve …’nin yapılan yargılamaları sonunda; beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkûmiyetlerine dair … Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 09.10.2012 gün ve 2009/100 Esas, 2012/184 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesinin sanıklar müdafii ve katılan vekili tarafından istenilmesi ve incelemenin de duruşmalı yapılmasının talep edilmesi üzerine; dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle 15.05.2013 … saat 13:30’a duruşma günü tayin olunarak sanıklar müdafiilerine çağrı kâğıdı gönderilmişti.
Belli günde Hâkimler Kurulu duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine dosyadaki vekâletnameye dayanarak sanıklar … ve … adlarına gelen Av. … huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanık … ve … haklarında DURUŞMALI inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanıklar müdafii temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün BOZULMASINI istedi.
Yargıtay Cumhuriyet Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözü sorulan sanıklar müdafii savunmasına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşmanın 29.05.2013 … günü saat 13:30’a bırakılmasına oybirliğiyle karar verildi.
Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenip gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanıkların zorla ve birden çok kez nitelikli cinsel istismar fiilini işlediklerinin anlaşılması karşısında, TCK.nın 61. maddesindeki meydana gelen zarar ve tehlike ile faillerin kasta dayalı kursurlarının ağırlığı, eylemlerin mağdurun vücudundaki etkileri, nazara alınarak TCK.nın 3. maddesindeki orantılılık ilkeside göz önünde bulundurulup, temel cezanın alt sınırdan daha fazla uzaklaşılmak suretiyle tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
TCK.nın 43. maddesi kapsamında zincirleme suç hükümleri gereğince cezada artırım yapılırken eylemlerin sayısına ve dosya kapsamına uygun olmayacak şekilde en az oranda artırım yapılması,
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce benimsenen 20.11.2007 gün ve 2007/5-142 Esas, 2007/240 sayılı Kararında açıklandığı üzere, TCK.nın 49/1 ve 103/6. maddeleri uyarınca 20 yıla kadar hapis cezası verilmesinin mümkün olduğu da gözetilerek, TCK.nın 103/1-a-2-4. maddeleri uyarınca ceza tayin edildikten sonra, belirlenen ceza üzerinden 43. maddenin uygulanması sonucu bulunacak ceza miktarının neticesi sebebiyle ağırlaşmış suç nedeniyle 103/6. maddenin tatbikiyle bulunacak ceza üzerine eklenip sanıkların cezalarının belirlenmesi gerekirken, 103/1-a-2-4 ve 43. maddeleri uyarınca sanıklar hakkında 16 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası belirlendiği gerekçesiyle 103/6. maddenin uygulama dışı bırakılması suretiyle eksik ceza tayini,
Kabule göre de;
Sanıklar hakkında TCK.nın 103/1-a-2-4 ve 43. maddelerine göre belirlenen 16 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası üzerinden aynı Kanunun 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapıldıktan sonra sonuç cezanın 14 yıl 22 gün olması gerekirken, 14 yıl 3 ay 22 gün olarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayini,
TCK.nın 53/3. maddesine göre 53/1-c madde ve bendinde yer alan kendi altsoyu üzerindeki velâyet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun koşullu salıvermeye kadar uygulanacağı, altsoyu haricindekiler yönünden ise bu hak yoksunluğunun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafiin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
27.05.2013 tarihinde verilen işbu karar 29.05.2013 tarihinde Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … hazır olduğu halde sanıklar müdafiin gıyabında tefhim olundu.