YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/24471
KARAR NO : 2013/8355
KARAR TARİHİ : 06.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; Tanık …’un … ilçesine gitmek üzere …mevkiinde beklerken sanıkların konuşmalarına kulak misafiri olduğu, sanık …’ın sanık…e muhabbet sırasında kimsesiz ve yardıma muhtaç dini bütün bir bayana yardım ettiğini anlattığı, tanık …’un her iki sanığın konuşmasına katıldığı, sanık…in kendisini ……olarak, sanık … ise kendisini ……’ün arkadaşı olarak tanıttığı, kot fabrikasında çalıştığını söylediği, tanık …akrabası olan katılan …’ın evlenmek için dini bütün bir bayan aradığını söylediği, her iki sanığın olumlu karşıladığı ve tanık …’a telefon numarasını verdiği, bilahare … … Parkında buluştukları, katılan …’ın evlenmeyi düşündüğünü söylemesi ile hep birlikte … Köyüne gittikleri, burada sanıklar … ile …’ın diğer sanık …’ın ismini …olarak söyleyerek bu isimle katılanla tanışmasını sağladıkları, …’ın kendisinin gururlu olduğunu söyleyerek altın ve yüzük istemesi ile katılanın bu durumu kabul ettiği, bir kaç gün sonra hep birlikte … isimli sarrafın yanına giderek katılanın almış olduğu 5 altın bilezik ile 1 yüzüğü sanık …’a verdiği, katılanın…’ı alarak … ilçesine gittiği, 13/09/2007 günü katılan ve sanık …’ın yeniden … iline geldikleri, katılanın bu seferde talebi gereği sanık …’a 75 TL bedelle elbise aldığı, sanık … ile buluştukları, …’ın eniştesinin kendisine kızdığından bahisle …yı …ya götürmesi gerektiğini söyleyerek …’ı altın ve bilezikler ile birlikte katılan …’ın yanından alarak ortadan kayboldukları olayda, dolandırıcılık suçunun oluştuğu yönündeki kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
1-… ve … yönünden kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2-… yönünden kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak
Sanığın adli sicil kaydında yer alan 25/02/2000 tarihinde kesinleşen erteli mahkumiyetinin 5352 sayılı yasanın geçici 2. maddesi gereği silinme koşullarının oluşması karşısında, 5237 sayılı TCK’nın 58.maddesi gereğince cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından sanık … yönünden 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmın çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 06/05/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.