YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/26151
KARAR NO : 2013/9272
KARAR TARİHİ : 20.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın birahaneyi satın alacağını söylediği katılan ile ortaklık kurarak toplam 22.000-TL ye birlikte satın almaya karar verdikleri ve bu konuda anlaştıkları, şikayetçinin peşinattan kendi hissesine düşen 5.000-TL’yi tanık …’ten 46 adeti 100 TL’lik, 8 adeti ise 50 TL’lik banknotlar halinde temin ettiği, sanığın tanık …’nün parayı vermesi halinde birahane sahibinin anlaşmayı bozabileceğini söylemesi üzerine şikayetçinin parayı zarf içerisinde sanığa verdiği, sanığın da bunu bir poşete koyarak mağdur ile birlikte işletmeciliğini almak istedikleri birahaneye gittikleri, giriş kapısının yanında bulunan bir masaya oturduktan kısa bir müddet sonra parayı üzerinde taşıyan sanığın bir ara tuvalete gidip geldiği, dönüşünde tam masaya otururken cep telefonunu mağdura göstermek sureti ile arandığını söyleyerek daha önce tuvalete gidişi esnasında içerisindeki parayı alıp yerine kağıt ve iletişim firmalarına ait zarfları düzenli ve özenli bir şekilde yerleştirdiği poşeti şikayetçinin cebine koyarak telefonla konuşma bahanesi ile birahaneden dışarıya çıktığı, uzun bir müddet gelmeyişinden şüphelenen şikayetçinin dışarıya çıkıp aradığında sanığı bulamadığı ve poşeti açıp içindeki zarfı çıkartarak yaptığı kontrolde paraların alındığını ve yerine gazete kağıdı ve sair evrakların yerleştirilmiş zarfla karşılaşarak hemen sanığı aradığı, ancak sanığın geliyorum demesine rağmen uzun bir süre gelmediği ve şikayetçinin zararını 12.02.2009 tarihinde vermiş olduğu bonolarda giderdiği olayda, dolandırıcılık suçunun oluştuğu yönündeki kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 20/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.