Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/17753 E. 2013/12588 K. 08.07.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/17753
KARAR NO : 2013/12588
KARAR TARİHİ : 08.07.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanıkların fikir ve eylem birliği içinde katılanı telefonla arayarak, arayan kişinin asayiş şube müdürü olduğunu, operasyon yapacaklarını, müşteki adına 120.000,00 TL paranın çekildiğini, hemen … Bankası’nda bulunan 5000,00 TL parasını çekerek … Ayık isimli şahsın hesabına yatırmasını istedikleri, müştekinin de inanarak … Bankası’nda bulunan 5046,00 TL parasını çekerek 10.02.2012 günü … Ayık’ın … Bankası’ndaki hesabına yatırdığı; sanık …’in suçta kullanılan … Ayık’a ait olan bankamatik kartını, adına havale geleceğini söyleyerek …’ın eşi …’tan alarak sanık …’a verdiğinin anlaşılması karşısında, sanıkların eyleminin dolandırıcılık olarak vasıflandırılmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir, ancak;
1-Katılanın … Bankası hesabından çektiği parayı, sanıkların bildirdiği … Bankası’ndaki … Ayık adına ait hesaba yatırdıktan sonra dolandırıldığını anlayarak hesaba bloke koydurduğundan, sanıkların eylemleri sonucu menfaat elde edemedikleri, eylemlerinin teşebbüs aşamasında kaldığı gözetilerek hükmedilen cezalarından TCK.nun 35.maddesi uyarınca indirim yapılması gerektiği nazara alınmadan yazılı şekilde karar verilerek fazla ceza tayini,
2-Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 10.02.2012 yerine 10.07.2012 olarak yanlış yazılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA; 08/07/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.