YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1181
KARAR NO : 2022/2322
KARAR TARİHİ : 24.02.2022
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de,
Borçlunun sair fesih nedenleri ile birlikte satış ilanı tebliğ işleminin usulsüz olduğunu ileri sürerek taşınmaz ihalesinin feshini talep ettiği, ilk derece mahkemesince şikayetin reddi ile ihale bedelinin % 10’u oranında para cezasına hükmedildiği, borçlu tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği görülmüştür.
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 39. maddesinde; “Bu kanun hükümlerine göre kendilerine tebliğ yapılması caiz olan kimselerin o davada hasım olarak alakaları varsa muhatap namına kendilerine tebliğ yapılamaz” hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda, borçluya tebliğe çıkarılan satış ilanının, “Muhatabın o anda adreste bulunmaması sebebiyle muhatap ile birlikte aynı çatı altında, beraber sürekli oturduğunu beyan eden, tebligatı almaya ehil ve reşit babası İbrahim Bostancı’ya tebliğ edildi.” şerhiyle 02/10/2019 tarihinde tebliğ edildiği, tebliği alan İbrahim Bostancı’nın şikayete konu icra takibinin diğer borçlusu olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda borçlu … ile icra takibinin diğer borçlusu İbrahim Bostancı arasında menfaat çatışması bulunduğundan, anılan tebliğ işleminin hasma tebliğ yasağına ilişkin Tebligat Kanunu’nun 39. maddesi hükmüne aykırı olduğunun kabulü gerekir.
İİK’nun 127. maddesi gereğince taşınmaz satışlarında, satış ilanının bir örneği borçluya tebliğ edilmelidir. Borçluya satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesi, Dairemizin süreklilik arz eden içtihatlarına göre başlı başına ihalenin feshi sebebidir.
O halde, mahkemece borçluya çıkarılan satış ilanı tebliğ işleminin usulsüz olması nedeniyle şikayetin kabulü ile ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi ve Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf başvurusunun esastan reddedilmesi isabetsiz olup, ilk derece mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz isteminin kısmen kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nun 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 373/1. maddesi uyarınca, … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi’nin 30/11/2021 tarih ve 2020/1122 E. – 2021/1304 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, … 1. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 06/02/2020 tarih ve 2019/945 E. – 2020/52 K. sayılı kararının BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesi’ne, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24/02/2022 gününde oy birliğiyle kara verildi.