YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12082
KARAR NO : 2012/15418
KARAR TARİHİ : 13.06.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile imzalanan 5.04.2008 tarihli “Petrol Ürünleri Mal Alımı Birim Fiyat Sözleşmesi” uyarınca edimlerini yerine getirdikleri halde davalı tarafından ÖTV deki artış oranı gerekçe gösterilerek hak edişlerinden kesinti yapılarak 8474, 21 TL nakit ek kesin teminatın ödenmediğini, ÖTV artışının bayi satış fiyatı içerisinde yer aldığını, ÖTV deki artış oranın da taraflarına ödenmesi gerektiğini ileri sürerek haksız kesilen 8474, 21 TL tutarındaki ek kesin teminatın faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacıya ÖTV de meydana gelen artış nedeni ile hatalı olarak fiyat farkı ödemeleri yapıldığını, yapılan işlemin Kamu ihale kanunu ve sözleşmenin 15.1 maddesine aykırı olduğunu davacıya yapılan ödemenin yasal dayanağı olmadığından ödenen fiyat farklarının iadesi istemi ile … Sulh Hukuk Mahkemesnde 2009/ 1125 esas sayılı dava açıldığını, açılan dava ile ödenen fiyat farkı olan 6939, 49 TL nin iadesinin istendiği gibi bunun teminatı olarak alınan davaya konu ek kesin teminatın davacı şirkete iade edilmemesi gerektiğini, bu davanın halen derdest olup bekletici mesele yapılmasını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı tarafından, davacı şirket aleyhine 5.04.2008 tarihli sözleşmeye dayanılarak ÖTV deki artış oranı gözetilerek fazladan ödenen 6939, 49 TL akaryakıt fiyat farkı
2012/12082-15418
bedelinin faizi ile tahsili ile bu fiyat farkı ödemeleri için davacı şirket tarafından davalı idareye kanunen verilen ek kesin teminat bedeli olan 8474, 00 TL üzerine teminatsız tedbir kararı verilmesi istemi ile 14.08.2009 tarihinde dava açıldığı ve duruşmasının da 29.06.2012 tarihine bırakıldığı anlaşılmıştır. Görülüyor ki, her iki dosyanın tarafları aynı olduğu gibi her iki davanın sonucu birbirini etkileyecek niteliktedir.
HUMK.nun 45. maddesi “Aynı mahkemede gorülmekte olan davalar arasında bağlantı bulunması halinde davanın her safhasında istek üzerine veya kendiliğinden mahkemece birlestirilebilir” hükmünu icermektedir. Davaların aynı sebepten dogması veya birı hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması halinde bağlantı var sayılır ( HUMK.nun 45/III ).
Temyize konu dava ile … 1.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/1125 esas sayılı davasının sonuçları birbirini etkileyeceği için her iki dosyanın birleştirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, mahkemece dosyalar birleştirilmeden inceleme yapılarak yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, 12.6.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.