Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/11996 E. 2012/15277 K. 12.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11996
KARAR NO : 2012/15277
KARAR TARİHİ : 12.06.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalı … avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R
Davacı, davalılardan …’in kullandığı, diğer davalıların kefil olduğu süt koyunculuğu kredisinden doğan borcun ödenmediğini ileri sürerek 11.922,25TL nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece 19.01.2012 tarihli son celsede kısa karar ile ” Davacının dava dilekçesinin ve ıslah talebinin KABULÜNE, 5882,25 TL asıl alacak 7141,54 TL işlemiş faiz, 40 TL tebligat ve idare masrafları olmak üzere 11.922,25 TL nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, asıl alacak miktarı üzerinden dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine” hükmedilmiş ve fakat gerekçeli kararda “dava tarihi itibariyle 5.882,25 TL asıl alacak 7.141,54 TL işlemiş faiz 40 TL ihtar giderleri olmak üzere 13.063,79 TL toplam alacağın bulunduğu anlaşıldığından dava ve ıslah dilekçesinin kabulü ile bu miktarın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine” ibaresi yazılı olmasına rağmen hüküm fıkrasında yine 11.922,25TL alacağın tahsiline karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK’nun 294. maddesi gereğince mahkeme,yargılamanın sona erdiği duruşmada hükmü vererek 2012/11996-15277
tefhim eder. Hükmün tefhimi, her halde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Zorunlu nedenlerle sadece hüküm sonucunun tefhim edildiği hallerde, gerekçeli kararın tefhim tarihinden başlayarak bir ay içinde yazılması gerekir. HMK’nun 297/2. maddesi gereğince, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Yine HMK’nun 298/2. maddesi gereğince de, gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz. Öte yandan kararın gerekçesi ile hükmün de birbirine uyumlu olması gerekir.
Somut olayda kısa karar ile kararın gerekçesi arasında çelişki yaratılmıştır. Bu husus, az yukarda açıklanan kısa kararla gerekçeli karar ve hüküm fıkrasının birbirine uygun olması gerektiğine ilişkin ilke ve yasa hükümlerine aykırı olup mahkemece, 10.4.1992 gün ve 1991/7 esas ve 1992/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da benimsendiği gibi, kısa karar ile bağlı kalınmaksızın, ancak kısa karar ile gerekçeli karar ve hüküm fıkrası arasındaki çelişki giderilecek şekilde yeniden bir karar verilebilmesi için usul ve yasaya aykırı olan hükmün bozulması gereklidir.
2-Bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, (2) no’lu bent gereğince tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde davalı …’e iadesine, 12.6.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.