Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/12948 E. 2012/15582 K. 14.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12948
KARAR NO : 2012/15582
KARAR TARİHİ : 14.06.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)

Taraflar arasındaki ayıplı mal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R
Davacı, davalı şirketten 04.08.2009 tarihinde Ford Focus marka aracı satın aldığını,aracın ön kaput sağ kenar kavis kısmında boya hatası olduğunu, ayrıca klimanın da arızalı olup çalışmadığını, aracın bu haliyle ayıplı olup değerinin düştüğünü ileri sürerek, aracın yenisi ile değiştirilmesine veya fatura bedelinin 04.08.2009 tarihinden yasal faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı,araçta herhangi bir gizli ayıbın olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda araçtaki eksikliklerin gizli ayıp olarak değerlendirilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm,davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava tarihinde yürürlükte bulunan 4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 4. maddesi hükmü gereğince tüketici satın aldığı malın ayıplı olduğunun anlaşılması halinde satıcıdan, verdiği bedelin iadesini, ayıp nispetinde bedelin tenzilini, ayıbın giderilmesi için gerekli onarımın yapılmasını, son olarak da 2012/12948-15582
Aracın yenisi ile değiştirilmesini isteyebilir. Aynı Kanunun 13. maddesinin 3. fıkrasında da “Tüketici onarım hakkını kullanmışsa, … süresi içerisinde sık arızalanması nedeniyle maldan yaralanamamasının süreklilik arz etmesi veya tamiri için gereken azami sürenin aşılması veya tamirin mümkün bulunmadığının anlaşılması halinde, 4. maddede yer alan diğer seçimlik haklarını kullanabilir” hükmü bulunmaktadır. Öte yandan 14.06.2003 gün ve 25138 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan … Belgesi Uygulama Esaslarına Dair Yönetmeliğin 14. maddesinde de “tüketicinin onarım hakkını kullanmasına rağmen malın tüketiciye teslim edildiği tarihten itibaren, belirlenen … süresi içerisinde kalmak kaydıyla bir yıl içerisinde; aynı arızanın ikiden fazla tekrarlanması veya farklı arızaların dörtten fazla meydana gelmesi veya belirlenen … süresi içerisinde farklı arızaların toplamının 6’dan fazla olması unsurlarının yanı sıra bu arızaların maldan yararlanamamayı sürekli kılması ve tamir için gereken azami sürenin aşılması durumunda tüketicinin bedel iadesi talep edebileceği” hükmü mevcuttur. Somut olayda dosya kapsamında mevcut servis belgeleri incelendiğinde davacının 04.08.2009 tarihinde satın aldığı aracın 20.08.2009 tarihinde klima soğutmadığı, 26.10.2009 tarihinde boya hatası olduğu, 30.06.2010 tarihinde kaloriferden ve kapılardan ses geldiği, şikayetleri ile servise gittiği, 20.08.209 tarihinde klima gazının kalmamış olması nedeni ile gazının tamamlandığı, 26.10.2009 tarihinde aracın sağ kaput ön kenar kısmında boya hatası tespit edildiği, ancak müşteri bilgisi dahilinde herhangi bir işlem yapılmadığı, 30.06.2010 tarihinde kalorifer kazanında kaçak olup değişmesi gerektiği, stokta bulunmadığı için müşterinin isteği üzerine işlem yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece yargılama aşamasında aldırılan Fırat Üniversitesi Teknoloji Fakültesi Otomotiv Bölümü’nde görevli makine mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulu raporunda,klima sistemindeki gaz kaçağından kaynaklanan arızanın ve boya hatasının … kapsamında giderilebileceği, davacının söz konusu ayıpları gidermesi için servise izin vermediği,bu nedenle aracın gizli ayıplı olarak değerlendirilemeyeceği açıklanmıştır. İtiraz üzerine ODTÜ Makine Mühendisliği Bölümü’nden seçilen bilirkişiler tarafından inceleme sonucunda klima sistemindeki gaz kaçağından kaynaklanan arızanın ve boya hatasının … kapsamında olduğu,bu kapsamda giderilebileceği bunların gizli ayıp olarak değerlendirilemeyeceği bildirilmiştir. Ancak Fırat Üniversitesi makine mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulu raporunda “…boya hatası varsa alındığı zaman alıcı tarafından görülmesi gerektiği, satıştan yaklaşık 50 gün sonra boya hatasının görülmesi hatanın sonradan olduğu veya 2012/12948-15582
satış sırasında hatanın belirgin olmadığı, geçen süre içerisinde daha da belirgin ve görünür duruma geldiği, bu nedenle gizli ayıplı mal olarak değerlendirilemeyeceği” belirtilmiş olup; bu değerlendirme ile araçtaki boya hatasının gizli ayıp olmadığı konusunda çelişki mevcuttur. O halde mahkemece dava konusu araçtaki boya hatasının üretimden kaynaklanan gizli ayıplı olup olmadığı, satın alma sırasında vasat bir tüketici tarafından farkedilip farkedilemeyeceği araştırılarak; bu hususta bilirkişiden ek rapor alınması ve ayıbın niteliğinin kesin olarak belirlenmesi gerekir. Bilirkişi incelemesi sonucunda gizli ayıplı olduğu kanısına varıldığı taktirde davacının derhal ihbar yükümlülüğünü yerine getirip getirmediği değerlendirilmeli tüketicinin servise başvurması veya tespit yaptırmasının ihbar yerine geçtiği kabul edildiği hususu da dikkate alınarak ve Borçlar Kanunu madde 198 uyarınca değerlendirilmek suretiyle derhal ihbar ihbar mükellefiyetininin yerine getirdiği anlaşıldığı taktirde de 4077 sayılı yasanın 4-a maddesindeki tüketici hakları nazara alınarak ve tüketicinin seçimlik hakkı sorularak sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle davacının sair temyiz itirazlarının reddine,2.bentte açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA,14.6.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.