YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14340
KARAR NO : 2011/2903
KARAR TARİHİ : 28.02.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, eczacı olduğunu, davalı … ile imzalanan sözleşme ile davalı kurumun hak sahibi ve sigortalılarına ilaç temin ettiğini, davalı tarafından sözleşmenin haksız ve tek taraflı olarak feshedildiğini, feshin iptali için açtığı dava sonucunda feshin iptal edilğini, ilaç satışı yapamadığından dolayı kar kaybına uğrayıp ticari itibarının zedelendiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 35.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece,davanın kısmen kabulü ile 28.988,00 Tl’nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı eczacı, davalı kurumla aralarındaki sözleşmenin haksız olarak feshedildiğini, ancak bu fesih işleminin açtığı dava sonucunda feshin haksız olduğu tespit edilerek iptal edildiğini ve Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiğini ileri sürerek, sözleşmenin yeniden işlerlik kazandığı tarihe kadar geçen sürede uğradığı kazanç mahrumiyeti, manevi tazminatın tahsili istemi ile eldeki bu davayı açmıştır. … 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/250 Esas, 2008/374 sayılı dosyasında sözleşmenin feshine ilişkin işlemin iptaline karar verilmiştir. Fesih işlemine neden olarak gösterilen husus; reçetelerde tahrifat yapılması olup, feshin iptaline yönelik Mahkeme gerekçesinde ise isim ve doz değiştirilmesi suretiyle yapılan tahrifatın zararlı olmayıp muadil oldukları,yapılan düzeltmelerinde açıkca gözle görülebildiği,silinti ve kazıntı şeklinde olmadığı belirtilerek karar verilmiştir.Reçetede tahrifat yapıldığı anlaşıldığına göre, davalı kurumun sözleşmenin feshi düzenleyen bölümün 1/d maddesine aykırı davranıldığı gerekçesi ile sözleşmeyi feshetmesinde tazminat 2010/14340 2011/2903
ödemesini gerektiren kusurlu bir davranışı yoktur. Fesih hakkının kötüye kullanıldığından söz edilemez. Davacı bu hükmü kabul ederek sözleşmeyi imzaladığına göre, kar mahrumiyeti iddiasında bulunarak tazminat isteyemez. Bu durumda mahkemece davanın kar mahrumiyetine yönelik talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ:Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 28.2.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.