Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/6050 E. 2012/10891 K. 19.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6050
KARAR NO : 2012/10891
KARAR TARİHİ : 19.04.2012

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı davalıya ait otelde kalan … uyruklu eşi Dr. …’ın odasında kablo ile boğularak öldürüldüğünü olayda davalı otel işletmesinin kusurlu olduğunu ileri sürerek fazlaya dair hakkı saklı tutularak yapılan masraflar ile destekten yoksun kalma tazminatı olarak 10.000 TL maddi ve 50.000 TL manevi tazminatın faizi ile ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı güvenliğin sağlanması için tüm tedbirleri aldığını kusuru bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın reddine ilişkin verilen karar dairemizin 10.12.2009 gün 2009/8750 esas 2009/14445 karar sayılı ilamı ile tüketici mahkemesi görevli olduğu gerekçesi ile bozulmuş, görevli mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiştir. Huküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece hükme esas olunan bilirkişi raporunda olay tarihi itibarıyla davalı tarafından işletilen otelin Turizm Tesisleri yönetmeliğine uygun olduğu meydana gelen öldürme olayında kusuru bulunmadığı belirtilmiştir. Otel konaklama sözleşmelerinde işletmelerin müşterilerinin can ve mal güvenliğini korumaya yönelik tüm tedbirleri almaları hukuken zorunludur. Otel odasında geceleyin tek başına yatmakta olan müşterinin öldürülmesinde davalının can ve mal güvenliğini asgari özen yükümlülüğünde koruyup kollamadığı güvenlik zaafiyeti bulunduğunun kabulü gerekir. Mahkeme davalının 2012/6050-10891
güvenliği sağlamada zaafiyeti bulunduğu, meydana gelen olayda kusuru olduğu kabul edilerek uzman bilirkişiler aracılığıyla kusur oranı tesbit edilmek suretiyle sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 19.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.