Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/3617 E. 2012/9638 K. 09.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3617
KARAR NO : 2012/9638
KARAR TARİHİ : 09.04.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, Eski eşi olan davalı …’ın … İcra Müdürlüğünden yaptığı 2005/2567 esas sayılı dosyası ile hakkında takip yaptığını, ancak kendisinin tebligatın geçersizliği nedeni ile dava açması neticesinde (2005/316) davalı ile anlaştıklarını ve protokol yaptıklarını, protokol gereğince davalının takipten vazgeçeceğini ve hacizleri kaldıracağını beyan ettiğini ancak aracını satarak icra masraflarını ödemek üzere parayı bankadan çekeceği esnada paranın davalının hakkında yürüttüğü takip nedeni ile icra dosyasına ödendiğini öğrendiği, bu nedenle eldeki davayı açtığını, davalının protokole aykırı olarak hacizleri kaldırmadığını belirterek, protokole konu ev ve araç üzerindeki hacizlerin kaldırılmasını istemiştir.
Davacı; 21.06.2011 tarihli Islah dilekçesi ile de; olayları izah etmenin kendilerine hukuki nitelemeyi yapma görevinin ise Hakime ait olduğunu belirterek asıl taleplerinin … İcra Müdürlüğüne 2005/267 Esas sayılı takip dosyasındaki takibin iptali ve davanın Menfi Tespit davası olarak devamına karar verilmesini olduğunu belirtmişlerdir.
Davalı; davacının arabanın yarısını kendisine vereceğini ayrıca ev ile ilgili protokolde belirtilen hususların yerine getirilmediğini, …’daki evin 04/04/2006 tarihinde … 1.İcra Müdürlüğünün 2005/580 Talimatı ile satışa çıkarıldığını ve alacağına karşılık alındığını belirterek davanın reddini savunmuş ise de Davalı görevsiz Sulh Hukuk mahkemesi duruşması sırasında davayı kabul yönünde beyanda bulunmuş, imzası ile beyanını tasdik etmiştir.
2012/3617-9638
Mahkemece, davacı tarafından mülkiyet hakkına dayalı olarak açılan davada dava konusu edilen ve üzerindeki hacizlerin kaldırılması talep edilen taşınmaz ve araç üzerindeki hacizlerin dava sırasında kaldırıldığı, satışlarının dava dışı üçüncü kişiye yapıldığı, mülkiyetin davacı ve davalı üzerinde bulunmadığı bu nedenle dava konusuz bulunduğundan karar verilmesine yer olmadığına dair karar verildiği yine , Davacının ıslah dilekçesi vererek davanın menfi tespit davası olarak görülmesini talep etmiş ise de; davanın değiştirilmesine yönelik talep olduğundan davanın menfi tespit davası olarak görülemeyeceği gerekçesiyle Dava Konusuz Bulunduğundan Karar Verilmesine Yer Olmadığına karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
ıslah kurumu HMK 179.maddesinde düzenlenmiş olup, madde metnine göre; Islahın, bunu yapan tarafın teşmil edeceği noktadan itibaren, bütün usul işlemlerinin yapılmamış sayılması sonucunu doğuracağı belirtilmiştir. Eş söyleyişle ıslah taraflardan birisinin yapmış olduğu bir usul işlemini tamamen ya da kısmen düzeltmesi olarak da tanımlanabilmektedir. Gerek öğreti gerekse yargısal kararlarda; ıslahta yeni bir dava açılmış sayılmayacağı, ıslah edilen davanın ilk açılan davanın devamı niteliğinde olduğu, öteden beri de yerleşik görüştür. (YHGK 30.1.2002 gün 2002/2-63 E. ve 23 K. YHGK 3.7.2002 gün ve 2002/9-564 E. 572 K. sayılı ilamları) Hal böyle olunca mahkemece davacının usulüne uygun ıslah talebi doğrultusunda hükmedilen davanın Menfi tespit davası olarak görülerek, sonucuna göre hüküm tesisi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, BOZMA nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davacı tarafından temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 18.40 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 9.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.