YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/18145
KARAR NO : 2012/45871
KARAR TARİHİ : 19.12.2012
Dolandırıcılık suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157/1 ve 62. maddeleri gereğince 10 ay hapis ve 2.400,00 Türk lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına, cezasının anılan Kanun’un 58/6. maddesine göre mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair, … 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/05/2009 tarihli ve 2008/640 esas, 2009/413 sayılı karar aleyhine Yüksek … Bakanlığınca verilen 14.09.2012 gün ve 2012/14580/52287 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.10.2012 gün ve 2012/245232 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 58/6.maddesine göre, tekerrür hâlinde hükmolunan cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesi ve aynı maddenin 8. fıkrasında yer alan mükerrirlerin mahkûm olduğu cezanın infazı ile denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasının, kanunda gösterilen şekilde yapılması gerektiği biçimindeki düzenlemeler doğrultusunda, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 108/1-c maddesinde, tekerrür hâlinde islenen suçtan dolayı mahkûm olunan süreli hapis cezasının dörtte üçünün infaz kurumunda iyi hâlli olarak çekilmesi durumunda, koşullu salıverilmeden yararlanılabileceği ve ancak aynı maddenin 2. fıkrasına göre, tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamayacağına dair hükümler içerdiği nazara alındığında, mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanabilmesi için hapis cezasına hükmedilmesi gerektiği cihetle, hakkında ayrıca adlî para cezasına hükmedilen sanığın cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Yargıtay CGK.nun 24.03.2009 tarihli 2-270-68 sayılı kararında belirtildiği üzere; tekerrür 765 sayılı TCK’da cezanın artırım nedeni olarak öngörülmüş iken yeni sistemde koşullu salıverilme süresini de etkileyecek şekilde bir infaz rejimi kurumu olarak düzenlenmiş olup, tekerrür uygulamasına esas alınacak hükümlülüklerin ve suç tarihinin 01.06.2005 tarihinden önce olması halinde, 5237 sayılı TCK. lehe kabul edilerek yapılan uygulamalarda, bu kanunun aleyhe olan ve infazı ilgilendiren 58.maddesinin uygulama imkanının bulunmadığı anlaşılmakla; kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce değişik gerekçeyle ve sonucu itibariyle yerinde görüldüğünden;
… 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.05.2009 gün ve 2008/640 esas 2009/413 sayılı kararının CMK’nun 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma uygulamaya yönelik olduğundan aynı maddenin 4. fıkrasının (d) bendi gereğince; 5237 sayılı TCK.nun 58.maddesinin uygulanmasına ilişkin paragrafın hüküm fıkrasından çıkarılmasına, diğer hususların aynen yerinde bırakılmasına, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.