YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/18988
KARAR NO : 2011/3899
KARAR TARİHİ : 14.03.2011
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat … gelmiş, davacı tarafından gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı; davalı … Klubü hakkında ilamsız takip yaptıklarını, davalının takibe konan borcun 71.778,48 TL sini kabul ettiğini, yalnızca asıl alacaktan 14.970,00 TL ile işlemiş 1.790,86 TL faize itiraz ettiğini, itirazın haksız olduğunu zira; Davalının geçmiş dönem borçlarına karşılık olarak verdiği 30.09.2008 keşide tarihli 15.000,00 TL lik çeki ciro ederek verdiğini, çekin karşılıksız çıkmasına rağmen aradaki ticari ilişkiye duyulan güven neticesi arkasının yazdırılmadığını belirterek, itirazın kaldırılarak alacağının % 40 ından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı; Davacı şirket ticari defterlerindeki hesap ekstresi ve kulüp kayıtlarına göre 31.12.2008 tarihi itibari ile borç miktarının 71.778,48 TL olduğunu, davacı şirketin 31.12.2008 tarihinde hesap ekstresi ve mutabakat mektubu ile davalı kulübe müracaat ettiğini toplam alacağının 71.778,48 TL olduğunun mutabakat altına alındığını, buna rağmen davacının 12.01.2009 tarihinde icra takibi ile kendilerinden 86.748.48 TL asıl alacak ve 1.790.86 TL işlemiş faiz olmak 2010/18988-2011/3899
üzere 88.539,34 TL nin tahsilini talep ettiğini, bu nedenle kısmi itirazda bulunduklarını, çekin kendilerine ait olmayıp dava dışı bir derneğe ait olduğunu üstelik bu çekinde mutabakat metni içerisinde tahsil edildiğinin belirli olduğunu, 2.kez tahsil edilmek istendiğini beyan ederek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece Davanın reddine, itiraz edilen kısım üzerinden % 40 oranında kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalı tarafa ödenmesine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-İİK 67/2 maddesi takibin haksız ve kötü niyetli olması halinde alacaklı aleyhine tazminata hükmedileceğini hükme bağlamaktadır. Anılan kanun hükmü uyarınca alacaklı-davacı lehine tazminata hükmedilebilmesi için davacı alacaklı tarafından yapılan icra takibinin haksız olmasının yanı sıra takibin kötü niyetle yapılması da şarttır. Eldeki davada davacının kötüniyetli olduğunun ispat edilemediği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca davacının kötü niyetinden söz edilemez ve onun aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilemez. Mahkemece değinilen bu yön göz ardı edilerek davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olmakla bozmayı gerektirir ancak bu yanlışlık yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK’un 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ : Yukarıda 1.bentte belirtilen nedenlerle, davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte belirtilen nedenle temyiz olunan hükmün karar bölümünün ( 2 ) no’lu bendinde yer alan ” Söz konusu tutarın % 40 ı oranında kötü niyet tazminatının şartları oluşmakla davacıdan alınarak davalı tarafa ödenmesine” kısmının hükümden çıkarılmasına; yerine “yasal koşulları oluşmadığından Davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına” sözlerinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, peşin alınan 17,15 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 14.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.