YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2293
KARAR NO : 2012/5910
KARAR TARİHİ : 09.03.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki maddi manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalılardan satın aldığı araçta pek çok arıza meydana geldiğini, bu arızalar nedeniyle kaza yaptığını belirterek 10.000 TL maddi, 90.000 TL manevi tazminat talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece davacı vekiline delillerin toplanması için gereken masrafları karşılamak üzere iki kez süre verilmesine rağmen ara karar yerine getirilmediği ve HUMK 163. madde gereğince ikinci defa verilen sürenin kesin olduğu gerekçesiyle sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
HUMK.nun 163. maddesinde süreler düzenlenmiştir. Anılan hükmün 3. cümlesinde hakimin tayin ettiği sürenin kesin olduğuna karar verilebileceği, aksi takdirde belirlenen süreyi geçiren tarafın yenisini isteyebileceği belirtilmiştir.
HUMK.nun 163.maddesinde yer alan kesin süre kuralı davayı uzatmak ve sonucunu geciktirmek amacı güden tarafın davranışlarını önlemek amacıyla getirilmiştir. Bu maddede düzenlenen hakimin tayin edeceği süreler kural olarak kesin değildir. Ancak, yukarıda belirtilen amaç doğrultusunda verilen süre kesin olabilir. Hakim tayin ettiği sürenin kesin olduğuna karar vermişse, bunun hiç tereddüte yer vermeyecek….derecede açık bir biçimde belirtilmesi gerekir. Yani, kesin süreye ilişkin arar kararında yapılması gereken işlerin neler olduğunun açıkça belirtilmesi, tanınan sürenin bu işlerin yapılması için yeterli ve elverişli olması ve bu süreye uyulmamasının doğuracağı sonuçların açıklanarak tarafların bu konuda uyarılması gerekir.
Somut olayda, 29.3.2011 tarihli celsede davacı vekiline delil listesinde yazılı belgeleri sunması ve müzekkere masraflarını karşılması için 10 günlük süre verilmiş; davacı vekilinin masrafları karşılamaması nedeniyle sonraki celse de 10 günlük süre verilmiş ancak sürelerin kesin olduğu belirtilmediği gibi bu süre içinde belirlenen işlerin yapılmaması halinde bunun sonucunun ve yaptırımının ne olacağı hususunda açıkça davacıya ihtarat yapılmamıştır.. Bu durumda HUMK.nun 163. maddesindeki amaca ve usule uygun verilmiş kesin bir süre ve buna uyulmaması söz konusu olamayacağından davanın reddine dair verilen hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle, yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya aykırı hükmün BOZULMASINA, 08.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.